Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/376 E. 2023/7253 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/376
Karar No
2023/7253
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/94 E., 2015/512 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/94 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suça konu çekin vadesinin ileri tarihli olarak değiştirilmesinde menfaatinin bulunmadığına, suça konu çeklerin bir yıl sonra şikayete konu olduğuna, katılanın talebi ve rızası ile çek üzerinde değişiklik yapıldığı yönündeki beyanlarına itibar edilmemesinin ve alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddianame ve iddianame ekleri okunmadan, yokluğunda toplanan deliller anlatılmadan ve son söz verilmeden karar verilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'un, katılan tarafından sanığa Kuveyt Türk Bankası'nda teminat olarak kullanıp kredi alması amacıyla verilen suça konu Şekerbank ... Şubesi'ne ait 10.05.2014 ve 12.05.2014 düzenleme tarihli, 24.000,00 TL bedelli iki adet çekin düzenleme tarihlerinde, katılanın bilgisi ve rızası dışında tahrifat yaparak yerlerine 20.10.2014 ve 25.10.2014 tarihlerini yazdığı ve yapılan düzeltmeyi katılanın imzasına benzer sahte bir imza ile paraf ederek suça konu çekleri ... ... Şubesi'ne kredi teminatı olarak verdiği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık savunmasında, katılan tarafından kendisine olan borcuna istinaden verilen suça konu çeklerin keşide tarihlerindeki düzeltmenin ve parafın, vade tarihinde borcunu ödeyemeyen katılanın talebi ve rızası ile borcu ötelemek ve katılana yardımcı olmak amacıyla kendisi tarafından yapıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3. Kuveyt Türk Bankası 18.05.2015 tarihli yazıları ile suça konu çeklerin sanık tarafından kredi teminatına istinaden bankaya ibraz edildiği ve 20.05.2014'te yine sanık tarafından teslim alındığı, Vakıf Bank'ın 27.10.2015 tarihli yazıları ile, suça konu çeklerin sanık tarafından kredi teminatı olarak verildiği, kredinin ödenmemesi üzerine sanık hakkında takip yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. 4. Mahkemece suça konu çekler duruşmaya getirilerek özellikleri duruşma tutanağına geçirilmiş, yasal unsurlarının ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 5. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, katılanın oluşa uygun beyanları, bu beyanları doğrular mahiyetteki Kuveyt Türk ve ... yazı cevapları, soruşturma sırasında kolluk tarafından tanzim edilen tutanak içerikleri ve tüm dosya kapsamı ile sanık hakkında suça konu çekleri üzerinde tahrifat yaparak kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine ilişkin temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanığın savunma hakkına ilişkin temyiz isteği yönünden; iddianamenin usule uygun olarak tebliğ edilmiş olması, sorgusuna geçilmeden önce 5271 sayılı Kanun'un 147 inci ve 191 inci maddesindeki tüm kanuni hakları konusunda bilgilendirilmiş olması, talimat ve ekindeki sorgu zaptı ile soruşturma ifade örneğinin okunmuş olması, üzerine atılı suçun anlatılması karşısında, talimatla savunmasının alındığı oturumda aynı Kanun'un 191 inci maddesine aykırı olarak iddianamenin okunmaması isabetsizliğinin sanık hakkında kurulan hükmün esasına etki eder nitelikte bir aykırılık oluşturmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, beyan ve delillerden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında da bir isabetsizlik görülmediği belirlenerek kurulan hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/94 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/376, K. 2023/7253, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-376-e-2023-7253-k-53b9ca10ff8b