Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/15298 E. 2013/12111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/15298
- Karar No
- 2013/12111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkumiyet, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olduğu ve mahallinde merciince incelenmesi gerektiği anlaşıldığından incelemenin, görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, olay tarihinde uyuşturucu madde kullandığı ve çevreyi rahatsız ettiği gerekçesiyle müşteki polis memurlarınca hakkında işlem yapılmak üzere emniyete götürüldüğü, çevreyi rahatsız etme eylemi nedeniyle hakkında idari yaptırım uygulanacağını öğrenmesi üzerine müştekilere hitaben "buradan çıkınca Savcının yanına gideceğim ve Polis beni dövdü diyeceğim, bakalım siz o zaman ne yapacaksınız" demesi şeklindeki eyleminde, sanığın hangi görevi yaptırmamak için nasıl direndiği ve eyleminin TCK'nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılmadan dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK'nın 265/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken 6 ay yerine 6 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, Sanığın direnme ve hakaret fiillerini birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği kabul edilmesine rağmen her iki suçta TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında yer alan "Hakim mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir" şeklindeki düzenlemeler uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu, bu itibarla hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlama sonucunu doğuracak şekilde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Sanık hakkında uygulanan TCK'nın 53/1-c fıkrasındaki güvenlik tedbirinin kendi altsoyu dışındakiler bakımından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeksizin bu konuda bir ayrım yapılmadan koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.