Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/13018 E. 2013/10105 K. – Görevi Yaptırma

Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Ve Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/13018
Karar No
2013/10105
Karar Tarihi
Konu
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Ve Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılan ...’ın yüzüne karşı verilen hükmün, CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 25/03/2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, süresinde yapılmayan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin içeriğine göre, incelemenin her iki suçtan sanıklar müdafiin ve direnme suçundan O yer Cumhuriyet Savcısının temyizi ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Hakaret suçunun birden fazla kamu görevlisine karşı işlenmesine rağmen verilen cezanın TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca arttırılmaması ve TCK'nın 125/3-a maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi, aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hususları karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 04/04/2007 tarih ve 2007/11963 sayılı Kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “6000 YTL” şeklindeki sonuç para cezasının “6000 TL” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Avukat olan katılan ve icra müdür yardımcısı olan mağdurun olay tarihinde haciz işlemini gerçekleştirdikleri sırada, sanıkların cebir ve tehdit ile görevlerini yaptırmamak için direnmeleri şeklinde gerçekleşen olayda, ...’ın yargı görevi yapması nedeniyle TCK’nın 6/1-d maddesi de gözetilerek eylemin aynı Kanunun TCK’nın 265/2, 43/2. maddelerine uyduğu nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; CMK'nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu görevi yaptırmamak için direnme suçunda, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı hususları da gözetilerek, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanıklar ... (...) ve ... (...)’in kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, “maddi manevi zararları karşılamadıkları” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve tüm sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/13018, K. 2013/10105, T. 23.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-13018-e-2013-10105-k-c5954da43cfb