Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/37624 E. 2024/12656 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37624
- Karar No
- 2024/12656
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının düzelitlerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; gerekçesiz hüküm kurulduğuna, soyut beyanlara dayanılarak karar verildiğine, aleniyet unsuru yönünden keşif yapılmadan eksik inceleme sonucu verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, sanık savunmasına, katılanların beyanlarına, olay tutanağına, görev listesine ve tüm dosya kapsamında göre yapılan incelemede; bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir. Bu kapsamda, katılanların sanığa kimlik sormaları üzerine çıkan tartışmada sanığın katılanlara hakaret ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında;11.06.2020 tarihinde kabul edilen, 18.06.2020 tarihli ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle ... Kanunu uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanındığı, 28.08.2019 tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmadığı, bu nedenle sanığın suça konu eyleminin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.