Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/5625 E. 2012/11268 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5625
- Karar No
- 2012/11268
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın ... Noterliğine vekalet ettiği dönemde değerli kağıt, harç ve damga vergilerini yasal süreyi geçirerek maliye veznesine yatırdığı bu süre içinde parayı zimmetinde tuttuğunun anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın tahsil ettiği harç, değerli kağıt ve damga vergisini mevzuatla belirlenen sürelerden sonra ilgili kuruma yatırmak suretiyle zincirleme kullanma zimmeti suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, elde edilen nemanın usulünce saptanması ve bu miktarın ayrıca ödenip ödenmediğinin araştırılması gerekirken, miktarların tamamının zimmete konu kabul edilmesi ve TCK'nın 248/1. maddesinin uygulanması, TCK'nın 61/4-5. maddelerine göre TCK'nın 247/1-3, 249, 43, 248/1, 53/1-5 maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Hükmedilen adli para cezasının infaz aşamasında ödenmemesi halinde adli hapis cezasına çevrilmesinin bir infaz işlemi olduğu, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesine göre adli para cezasına hükmedildiğinde, ayrıca adli sicil kaydında yer alan ilamın kesin hüküm olması nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının, gözetilmemesi, Zincirleme kullanma zimmeti fiilinden hüküm kurulurken temel cezanın ve teselsül artırımının alt sınırdan belirlenmesine rağmen TCK'nın 53/5. maddesi ile hak yoksunluğuna hükmolunurken orantılılık ilkesine aykırı olarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan uygulama yapılması ve TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kullanımının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece memuriyete ilişkin görevlerin yasaklanmasına ibaresine yer verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.