Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/6294 E. 2012/11440 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/6294
Karar No
2012/11440
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Muhtar olan sanığın köye ait gayrimenkulün kira taksidi olan 6.000 TL'yi 11/01/2005 tarihinde tahsil etmesine rağmen köy azalarının uyarısı sonrasında 17/11/2005 tarihinde köy hesaplarına intikal ettirmesi karşısında 442 sayılı Köy Kanununun 45. maddesi de nazara alındığında sanığın zimmet suçunu işlediği anlaşıldığından tebliğnamedeki zimmet suçunun vasfına yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın zimmet suçundan mahkümiyetine karar verilmesine rağmen, gerekçede eylemin kullanma zimmeti şeklinde gerçekleştiği kabul edilerek hükmün karıştırılması, Mal edinme kastına göre suç tarihinin 11/01/2005 tarihi olacağı ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17/10/2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre; soruşturmanın, “kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ve 27/06/2006 tarihinde havale edilen suç duyurusundan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği anlaşıldığından, cezasından 5237 sayılı TCK'nın 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini, 442 sayılı Köy Yasasının 20 ve 33/b maddeleri gereğince köy derneği tarafından seçilerek köyü temsile yetkili kılınıp kılınmadıkları araştırılmadan köy ihtiyar heyeti azası oldukları anlaşılan ..., ..., ..., ... ve ...'in kamu davasına katılmalarına karar verilip, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince sadece bu hak ve yetkilerin yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, 53/1. maddede sayılan tüm hak ve yetkileri kapsayacak şekilde ve uygulama yeri bulunmayan 53/3. maddesine atıfta bulunmak suretiyle karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/6294, K. 2012/11440, T. 15.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-6294-e-2012-11440-k-c49bf9499d81