Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/14274 E. 2012/7004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/14274
- Karar No
- 2012/7004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet (2 kez) HÜKÜM : Sanığın müşteki Mustafa'ya yönelik eylemi güveni kötüye kullanma niteliğinde görülerek şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşürülmesine, müşteki Mevlüt'e yönelik eyleminin basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ......... PTT Şubesinde çalışan ve para tahsil yetkisi olan sanığın mağdur ...'in göndermek istediği 80 TL PTT havale ücretini bilgisayarların arızalı olduğu gerekçesiyle daha sonra kayıtlara geçerek gerekli işlemleri yapmak üzere teslim aldığı, karşılığında herhangi bir belge de vermediği, sanığın bu şekilde görevi gereği teslim aldığı parayı maledindiği ve kurum kayıtlarına yapmış olduğu tahsilatla ilgili herhangi bir bilgi geçmediği gibi düzenlemesi gereken belgeleri de düzenlemediği, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2 maddelerine uyan nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, sanığın diğer mağdur ...'den tahsil ettiği ve kayıtlara geçtiği 359 TL. fatura bedeline ilişkin işlemi aynı gün mağdurun başvurusu olmamasına rağmen iptal etmesi ve sözkonusu parayı mağdura iade etmeyerek maledinmesi eyleminin daire içinde kaba bir araştırma ile ortaya çıkartılabilecek nitelikte olmadığı ve abonenin fatura bedelini ödemesine rağmen telefonunun görüşmeye açılmadığına ilişkin başvurusu üzerine ortaya çıktığı anlaşıldığından sanığın bu eyleminin de nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, sanığın sabit görülen her iki nitelikli zimmet eylemini bir suç işleme kararı icrası kapsamında değişik zamanlarda mağdur konumunda olan görev yaptığı kuruma karşı birden fazla işlediği ve eylemlerinin zincirleme suç kapsamında olup hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Mağdur ...'in 80 TL havale gönderi ücretini önceden tanımadığı anlaşılan sanığa, PTT şubesinde yapmış olduğu göreve istinaden ve bilgisayar arızası giderildiğinde kayıtlara geçirilmek üzere verdiği, sanığın bu şekilde görevi gereği kendisine verilen parayı kayıtlara geçmeyerek maledinmesi eyleminin güveni kötüye kullanma kabulü halinde 5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesine uyan ve takibi şikayete bağlı olmayan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemin aynı Yasanın 155/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun kabulü ile şikayet yokluğu nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 249, 248/1 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine muhalefet edilmesi, Zimmet suçunun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5 maddesinin uygulanmaması, Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163, 13/11/2007 gün, 2007/171-235 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunduğu dikkate alınarak hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sanık hakkında mağdur ...'ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkümiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.