Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/13668 E. 2012/7401 K. – Zimmet, Nitelikl
Konu: Zimmet, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13668
- Karar No
- 2012/7401
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Kısmen beraet, kısmen mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Mağdur ...’nın maaşının zimmete geçirilmesi hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın mağdur ...'nın bankamatik hesabına yatırılan ücretleri mal edinmesine ilişkin eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bu suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son son suç tarihi olan 04/11/2002 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Sanığın 12/01/2002 tarihinde 25 yaşını dolduran oğlu .... ile 01/04/2005 tarihinde 25 yaşını dolduran oğlu .... için sağlık yardımı almaması gerekirken sağlık giderlerini devlete ödettirerek kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sağlık yardımlarının alındığı son tarih kesin olarak saptandıktan sonra gerekirse lehe yasa tartışması da yapılarak mahkumiyeti yerine yanılgılı gerekçe ile beraetine karar verilmesi, Türkiye Diyanet Vakfına ait para ile Sakarya depreminde yıkılan camiiler ve Hacıveyiszade Camii için toplanan paraların zimmete geçirilmesi nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ise; Diyanet Vakfı adına düzenlendiği kabul edilip gider hesabına dahil edilen 15/12/2003 tarihli 6.132,50 TL'lik faturayı düzenleyen ... Ticaret adlı firmanın yasal defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı, sanık müdafii tarafından dosyaya ibraz edilen müftülük, diyanet vakfı ve bazı camiiler adına harcama belgelerinin bilirkişi raporunda denetime olanak verecek şekilde irdelenip kabul edilmeme gerekçelerinin gösterilmemesine rağmen mahkemece faturaların bilirkişiler tarafından gözönüne alındığı kabul edilerek yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşıldığından, ... Ticaret adlı firmanın yasal defterleri getirtilip, sanık müdafiin ibraz ettiği harcama belgeleri ile birlikte yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucu dairesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Zimmet suçunun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 61/5. maddesindeki sıralamaya göre aynı Kanunun 247/1, 249, 43, 248 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması, anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması ve sanığın sabıkasız olması karşısında CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü de gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.