Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/7417 E. 2026/7605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7417
- Karar No
- 2026/7605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2026/431 D.İş, 2026/430 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2026/İHK-30137 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2026/98590
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulü ile 287.793,49 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: ...’nın 14.01.2026 tarihli ve 1497 sayılı kararı ile Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. ve 15. fıkralarında yer alan parasal sınırlarda yapılacak artışlarda Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 12. ve 15. fıkralarında yer alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ’in 3. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmiş, 22.01.2026 tarihinden itibaren (bu tarih dahil) uyuşmazlık miktarı 35.000,00 TL ve üzeri olan uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı komisyon nezdinde itiraz yoluna, 383.000,00 TL’yi aşan uyuşmazlıklar hakkında verilen İtiraz Hakem Heyeti kararlarına karşı Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 287.793,49 TL olup dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 300.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2). Davacı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davalının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nın 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.