Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5515 E. 2026/2131 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5515
- Karar No
- 2026/2131
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/848 Esas, 2025/953 Karar İLK DERECE MAHKEMESİNİNİN BİRLEŞEN 2024/263 E. SAYILI DOSYASINDA; HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE SAYISI : 2014/374 E., 2024/579 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davanın davalılarından ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.04.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan tüm davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin dava dilekçelerinde; müvekkilleri ile davalılar arasında ... Tarım Ürünleri Tic. ve San. A.Ş.'deki ortaklıklarını sonlandırma amacıyla karşılıklı edimleri içerecek şekilde 17.04.2014 tarihli protokolün imzalandığını, protokol hükümlerine göre müvekkillerinin ... Tarım Ürünleri Tic. ve San. A.Ş.'deki paylarını davalılara devredeceklerini, karşılığında da protokolde belirlenen mallar ile nakdi değerlerin, pay bedeli olarak müvekkillerine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, protokol gereğince müvekkillerinin tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, davalıların ise bir kısım edimleri yerine getirmekle birlikte dava konusu bir kısım edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek asıl davada, protokolün 1. maddesinde yer alan Ankara, ..., ... Mah., ... ada, 16 parseldeki taşınmazın satışının yapılarak paylaştırılmaması, 2. maddesinde yer alan ..., ... Mah., ... ada, 24 parselde kayıtlı depo ve dükkanın içindeki mallarla birlikte paylaşımının yapılmaması, 8. maddede belirtilen ve yeni kurulacak olan şirketin kuruluş masraflarının mevcut şirket tarafından karşılanmaması nedeniyle şimdilik 50.000,00 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada asıl davadaki taleplerini tekrar ederek, bunların yanında protokol gereği devri yapılması gerekirken devirleri yapılmayan taşınmazların davalı ... Tarım Ürünleri Tic. ve San. A.Ş. adına olan kayıtlarının %50 oranında iptali ile müvekkili şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde bu taşınmazlar için şimdilik 2.675.015,77 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri asıl ve birleşen davada cevap dilekçelerinde; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, protokolden kaynaklı edimleri kapsamında 6 adet 67.000,00 TL miktarlı bonoların davacılara verildiğini, bu miktarların da dikkate alınmasını, protokol kapsamında davalıların edimlerini yerine getirdiğini, davacıların protokolden kaynaklı bir hakkı kalmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 67.000,00'er TL'den 6 adet bono karşılığı ödenen toplam 402.000,00 TL'nin protokoldeki borç ve taahhütleri ile bir ilgisinin bulunmadığını savunduğu, bonoların mahiyeti gereği illetten mücerret oldukları, bonoların neye dair ödendiklerine yönelik fatura ya da yazılı bir delil bulunmadığı, bu kapsamda bonoların davaya konu protokoldeki borçlara yönelik verildiği anlaşılmadığından değerlendirmeye alınamayacağı, davalı ... tarafından 02.09.2014 tarihinde ... Bankası ... Şubesi nezdindeki davacı ... hesabına 154.758,88 TL depo bedeli olarak yatırılması hususu dekont açıklaması ile net olduğu için protokolün 2. maddesi bağlamında depodaki malzemelerle ilgili yapılan bir ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu protokolün 1. maddesi gereği Ankara, ..., ... Mah., 6596 ada, 16 parselde bulunan bağımsız bölümün satılıp bedelinin paylaşılması bakımından yapılan değerlendirme, taşınmazın satılarak ortaklar arasında eşit şekilde pay edileceği kararlaştırılmasına rağmen bu taşınmazın satılıp bedelinin paylaştırılması işleminin gerçekleştirilmediği, bilirkişi raporunda protokol tarihindeki değerinin 25.000,00 TL olabileceğinin belirtildiği, bu bedelin 1/2'si olan 12.500,00 TL.'nin davalılarca davacılara ödenmesi gerektiği, protokolün 2. maddesi gereği ..., ... Mah., ... ada, 24 parselde bulunan depo-dükkan şeklindeki bağımsız bölümün ve içindeki emtia ile malzemenin bedelinin paylaşılması bakımından yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporu ile depodaki malzemelerin yaklaşık değerinin 261.284,00 TL olduğu belirtildiğinden davacıların, davalılardan, protokolün 2. maddesi gereği depodaki emtia ve malzemelerden dolayı 130.642,00 TL alacağının bulunduğu, davacı ... hesabına 154.758,88 TL depo bedeli olarak yatırılan bedel dikkate alındığında davacıların bu madde kapsamında bir alacağının bulunmadığı, protokolün 8. maddesi gereği ... Petrol Tarım Ürünleri ve Su İmalatı Nakl. San. Tic. Ltd. Şti.'nin kuruluş ve diğer bir kısım giderlerden kaynaklanan alacak bakımından yapılan değerlendirmede, söz konusu şirketin kuruluşu ve aktif ticari faaliyet göstereceği aşamaya kadar toplam 28.763,99 TL masraf yapıldığının anlaşıldığı, protokolün 8. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafın bu bedeli davacılara ödemesi gerektiği, protokolün 4. maddesinin 2. ve 3. kısmında yer alan taşınmazların davacıların yeni şirketlerine devredilmesine dair talepleri bakımından yapılan değerlendirmede, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği, tapuda kayıtlı taşınmazların resmi şekil harici satılamayacağı, taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmeye göre davacıların tapu iptali ve tescil isteyemeyecekleri, fakat taşınmazların protokol tarihindeki bedellerini talep edebilecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile Ankara ili, ... ilçesinde bulunan taşınmaza ilişkin talep kapsamında 12.500,00 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, protokolün 2. maddesi kapsamında talep edilen depo ve dükkan içindeki malzemelere ilişkin davanın reddine, protokolün 4. maddesi uyarınca talep edilen davaya konu taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talep olan taşınmaz bedellerine ilişkin davanın kabulü ile 2.675.015,77 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, protokolün 8. maddesi uyarınca ... Petrol Ltd. Şti.'nin kuruluş işlemleri için tespit ve talep edilen 28.763,99 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından istinaf etmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, protokolden kaynaklı alacak, birleşen dava ise, protokolden kaynaklı tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde alacak talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada mümeyyiz davalı aleyhine hüküm altına alınan toplam miktar 41.263,99 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 08.05.2025 tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle asıl davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Asıl davada davalı ... vekilinin birleşen davada kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Buna göre HMK’nın 297/2 hükmü uyarınca "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Mahkemelerce yargılama açık bir şekilde yapılmalı ve tesis edilen hüküm açıkça belirtilmelidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, asıl davada davacılar vekili özetle 3 başlıkta dava konusunu özetlemiş ve sonuç olarak da 17.04.2014 tarihli protokol kapsamında Ankara ...'ta bulunan taşınmazın satılarak bedelinin bölüşülmesi, ...'da bulunan depo ve dükkandaki malzemelerin bölüşülmesi, yeni kurulacak şirketin kuruluş masraflarının ödenmesi hususlarında davalıların edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek bu edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle alacak talebinde bulunmuş, birleşen davada ise aynı protokol kapsamında bölüşülmesi gereken taşınmazlarla ilgili tapu iptali ve tescil, bunun mümkün olmaması halinde ise taşınmaz bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Birleşen davanın davalısı sadece "..." olup birleşen dava kapsamında hükmün bu şirket hakkında kurulması gerekmekte iken "asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü" ile başlayan başlık altında "protokolün 4. maddesi uyarınca talep edilen davaya konu taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli talep olan taşınmaz bedellerine ilişkin davanın kabulü ile 2.675.015,77 TL'nin 23.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizini geçmemek kaydıyla reeskont faizi ile birlikte asıl ve birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," şeklinde HMK'nın 297/2 hükmüne aykırı şekilde birleşen davada taraf olmayan asıl davadaki davalıları da kapsayacak şekilde hüküm kurulması hukuka uygun değildir. Ne var ki hüküm sadece asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edildiğinden kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Bozma sebebine göre asıl davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davada davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.