Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/3355 E. 2026/4612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3355
- Karar No
- 2026/4612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/1464 D.İş- 2025/1474 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan motosikletin, diğer bir araca 14.03.2021 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını, ödemenin davacının zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 13.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle talebini 24.303,60 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olması nedeniyle teminat alınması gerektiğini teminatın dava şartı olduğunu, davacıya yapmış olduğu başvuruya istinaden 25.03.2021 tarihinde 76.556,80 TL ödeme yapıldığını ve davacının bakiye zararının kalmadığını, aksi kanaat halinde yapılan ödeme ile davacının talep edebileceği tazminat arasında fahiş fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve rapor ücretinden sorumlu olmadığını, davacıya dava konusu kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğu ispatlanamadığından bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilince ödeme yapıldığı ve dava öncesinde davacı tarafça müvekkili temerrüte düşürülmediğinden müvekkilinin faizden sorumlu olmadığını, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. BOZMA ÖNCESİ UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 13.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.477,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.825,90 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 24.303,60 TL tazminatın 13.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA ÖNCESİ İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin 10.01.2023 tarih, 2023/İHK-2910 sayılı kararıyla; tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmasına, davalı tarafından ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre ödeme ile talep edilebilecek tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunmasına, kazaya karışan motosikletin markası ve davalı tarafça ödeme yapıldığı dikkate alındığında davalının sorumlu bulunmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmasına, kaza tespit tutanağı ile belirlenen kusur durumlarının oluşa uygun olmasına, davalıya yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 13.04.2022 tarihinin temerrüt tarihi olmasına göre bunlara yönelik itirazların reddine karar verilmiştir
. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 10.01.2023 tarih ve 2023/İHK-2910 sayılı kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 27.01.20 25... /3637 Esas ve 2025/990 Karar sayılı ilamıyla; "... İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27.01.20 25... /3637 Esas ve 2025/990 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ... tarafından yapılan itiraz başvuru ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya konu aracın tescili olmadığından Güvence Hesabının da sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya yapmış olduğu başvuruya istinaden 25.03.2021 tarihinde 76.556,80 TL ödeme yapıldığını ve davacının bakiye zararının kalmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve rapor ücretinden sorumlu olmadığını, davacıya, dava konusu kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğu ispatlanamadığından bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan 13.04.2022 tarihinden itibaren faize hükmolunmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmayan motosikletin, diğer bir araca çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Dairenin bozma kararı öncesinde, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiş Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulmayarak yalnızca ... tarafından yapılan itiraz başvuru ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak, bu haliyle infazı kabil bir hüküm bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca bozma sonrasın da, bozmaya uygun olarak HMK'nın 297. maddesi gözetilerek kaldırılan karar yerine geçmek üzere hüküm kurması gerekirken, ... tarafından yapılan itiraz başvuru ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına şeklinde hüküm tesisi yoluna gitmesi doğru olmamış; kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.