Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/15010 E. 2026/4980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15010
- Karar No
- 2026/4980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2025/1313 D.İş.- 2025/1313 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 24.01.2022 tarihinde karıştığı üç taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığından başvuru hakkında dava şartı eksikliği nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olmadığını, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu tıbbi mütalaada başvurucuda maluliyetin oluşmadığının tespit edildiğinden başvuranın sunduğu maluliyet raporu ile çelişki oluştuğu, çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Uzmanı ve Ortopedi Uzmanı kişilerden rapor alınmasına, dosyadaki sağlık raporu ve diğer tüm tedavi ve hastane evrakı üzerinden inceleme yaparak başvuranın sürekli iş göremezliğinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmesine dair ara karar kurulduğu, başvurucu tarafından ise sunulan 10.08.2023 tarihli dilekçe ile taraflarınca sunulan sağlık raporunun hükme esas alınabileceği belirtilerek ara karardan rücu edilmesinin talep edildiği, Hakem Heyetince tarafların sunduğu iki rapor arasında çelişki olduğu, 29.08.2023 tarihli ara karar ile başvurunun niteliği ve dosya kapsamı incelendiğinde başvuru sahibinin ara karardan rücu talebinin reddine karar verildiği, başvuran tarafından bilirkişi ücreti kesin süresi içerisinde yatırılmaması nedeniyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilemediği, bu durumda başvuranın dava şartını yerine getirmediği, başvuranın sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin HMK' nın 115/2. maddesi gereği dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz başvurusunda bulunulması üzerine İtiraz Hakem Heyetinin kararı ile tarafların itirazların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 26.11.2024 tarihli 2024/5877 esas ve 2024/1160 karar sayılı kararı ile " ...Davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede; maluliyet raporunun usule uygun olduğu karara esas alınıp zarar hesabının yapılarak işin esasının incelenmesi gerektiği, bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, talebin kabulü ile 299.999,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri kullanmadığı için tazminat miktarından müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, taşımanın hatır taşıması olduğu için tazminat miktarından hatır indirimi yapılması gerektiğini ve tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozma ilamına uygun şekilde kusur raporu alınmış olmasına,bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87/1. maddesinin yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuş ve dosya kapsamında bulunan ifade beyanlarına göre davacı ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmakla, davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.