Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10477 E. 2026/169 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10477
- Karar No
- 2026/169
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/598 D.İş - 2022/572 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-12346 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/31321
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete 19.08.2014 tarihinde çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda, davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 18.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesiyle bakıcı gideri talebini 248.000,00 TL arttırarak 268.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinden SGK'nın sorumlu olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili temerrüde düşmediğinden faiz talebinden sorumlu olmadığını aksi takdirde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ile 8.350,10 TL geçici iş göremezlik tazminatının 19.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tüm dosya kapsamına göre başvuru sahibinin talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının davacının bu hususta itiraz yoluna başvurmadığı için 8.350,10 TL olduğu ve sürekli bakıcı giderinin ise alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 1.638.605,00 TL olduğu, ancak bu iki tazminat da poliçenin 268.000,00 TL limitli sağlık giderleri bölümünden karşılanmakta olduğundan başvuru sahibinin talebinin poliçe limitiyle sınırlı olarak 8.350,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 259.649,90 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 268.000,00 TL karşılanması mümkün olduğundan, bu durumda başvuru sahibinin ıslah edilmiş 286.000,00 TL başvurusunun 268.000,00 TL'lik kısmının kabulü ve fazlaya ilişkin 20.000,00 TL'lik kısmının reddi gerektiğinden başvuru sahibinin itirazının kabulüne ve davalının itirazlarının ise reddine karar verilerek başvuru sahibinin ıslah edilmiş başvurusunun kısmen kabulü ile 8.350,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 259.649,90 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 268.000,00 TL tazminatın 19.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.442,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.020,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline dava öncesinde usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı hususunda alınan raporlar arasında çelişki olduğunu ve çelişkinin giderilmesi için rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından ve bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının sürekli olarak bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı hususunun tespiti için rapor alınması gerektiğini ve ayrıca bakıcının tüm gün çalışması üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.06.2021 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin balthazard yöntemine göre toplam %44 oranında olduğu ve ömür boyu başkasına muhtaç olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve üç adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacının iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1 yıl olduğu ve bu süre içerisinde bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı ve ömür boyu bakıma ihtiyacı olmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafça sunulan raporda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kullanmış olup Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan raporun ise hangi yönetmeliğe göre düzenlendiğinin raporda ifade edilmediği görülmüş ve ayrıca davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğu süreler her iki raporda farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza nedeniyle bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı, duyuyor ise ne kadar süreyle bakıcıya ihtiyaç duyduğu hususlarının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirilmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanması uygun belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle bakıcıya ihtiyaç duyup duymadığı ve duyuyor ise ne kadar süreyle ihtiyaç duyduğu konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kaldı ki, davacının sürekli bakıma ihtiyacı olduğunun tespiti halinde davacının talep ettiği tazminat kalemleri yönünden davacının sunmuş olduğu talep arttırım dilekçesiyle dava dilekçesinin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabit olup davacının kafa bölgesinden yaralanması da mevcuttur. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince hesaplanan tazminttan Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.