Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7161 E. 2026/1130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7161
Karar No
2026/1130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1024 -2024/938 İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2 Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E. - 2023/19 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü, I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan Meryem'in eşi ve diğer davalıların babası olan ...'in 23.09.2016 tarihinde davalılar tarafından kasten öldürülmesi sebebi ile destekten yoksun kaldıklarını, haklarında açılan ceza davası ile işledikleri suçun sabit olduğunu, davacıların desteğinin vefat ettiği tarihe kadar düzenli bir gelir elde ettiğini, değişik firmalarda şoför olarak çalıştığını, aynı zamanda topladıkları çaylardan da gelir elde ettiğini, vefat nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını açıklamış bedel artırım dilekçesiyle birlikte 1.230,00 TL cenaze gideri, ... için 402.600,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100.000,00 TL manevi tazminat, ... için 5.694,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için 53.851,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminat ... için 37.428,00 TL destekten yoksun kalma ile 50.000,00 TL manevi tazminat ... için 46.552,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; halen yargı aşamasında olan dava ile ilgili açılan tazminat davasına itiraz ettiklerini belirtmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre ... için 402.600,00 TL, ... için 5.694,00 TL, ... için 53.851,00 TL, ... için 37.428,00 TL, ... için 46.552,00 TL olmak üzere toplam 545.125,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 450,00 TL cenaze ve defin giderinin haksız fiil tarihi olan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 60.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 200,000,00 TL manevi tazminatın 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 40.000,00 TL'sinin ise davalı ...'dan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adiye Mahkemesince, davalılar ... ve Kasım hakkında kesinleşen ceza kararı ile üst sınır olan 3/4 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığı, mahkemece 1/4 oranında indirim yapılmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ... ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile ... için 402.600,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 134.200,25 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 5.694,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 1.898,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 53.851,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 17.950,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 37.428,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 12.476,25 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 46.552,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 15.517,50 TL ile sınırlı olmak üzere) olmak üzere toplam 545.125,00 TL'nin (davalılar ... ve ... yönünden 182.042,00 TL ile sınırlı olmak üzere) haksız fiil tarihi olan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların cenaze giderlerine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 450,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin 780,00 TL yönünden davanın reddine, ... için 60.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 200,000,00 TL manevi tazminatın 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 40.000,00 TL' sinin ise davalı ...'dan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; haksız tahrik indiriminin düşük olduğunu, davalı ... hakkında indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, evlenme ihtimali indirimi gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, haksız tahrik indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için kabul edilen miktarlar bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre dava, haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar ... için 402.600,00 TL, (davalılar ... ve ... yönünden 134.200,25 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 5.694,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 1.898,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 53.851,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 17.950,00 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 37.428,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 12.476,25 TL ile sınırlı olmak üzere), ... için 46.552,00 TL (davalılar ... ve ... yönünden 15.517,50 TL ile sınırlı olmak üzere) ve 450,00 TL cenaze ve defin giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 60.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL, ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 200,000,00 TL manevi tazminatın 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 80.000,00 TL'sinin davalı ... ...'dan, 40.000,00 TL'sinin ise davalı ...'dan 23.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. a- Bu durumda her bir davacı için kabul edilen miktarlar yönünden davalılar ... ... ve ... vekilinin temyizi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2024 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. b- Davacılar ..., ..., ... ve ... için kabul edilen miktarlar yönünden ise davalı ... vekilinin temyizi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2024 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2- Davalı ... vekilinin davacı ... yönünden sunduğu temyiz itirazların incelemesinde; a-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, aktüer bilirkişinin hazırladığı raporun ve hesaplama tekniğinin gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olmasına, manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b-Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Haksız bir eylemin tazminat borcu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Somut olayda davacı ...'in eşi, diğer davacıların babası olan ...'in ölümü nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulundukları anlaşılmaktadır. Olay nedeniyle davalılar hakkında açılan ceza dosyasının incelemesinde, davalılardan ... ...'nın tasarlayarak kasten öldürme suçunun faili, ...'nın tasarlayarak kasten öldürme suçunun azmettireni, ...'un ise tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım etme suçunun işleyeni olduğu, davalılardan ... ve ... lehine üst sınırda haksız tahrik indirimi uygulandığı, ... lehine ise yardım eden sıfatıyla üst sınırda indirim uygulandığı, davalılar hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay 1 Ceza Dairesi'nin 2020/2186 - 2020/2330 sayılı ilamı ile kesinleştiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince, davalılar hakkında 1/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; ceza dosyasında davalılar ... ve ... hakkında üst sınırdan haksız tahrik indirimi yapıldığı gerekçesiyle tazminattan 3/4 oranında haksız tahrik indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiş, davalı ... hakkında ise haksız tahrik indirimi yapılmadığı gerekçesiyle davalı ...'un tazminatın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nce Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” şeklinde düzenlenmiş olup madde hükmüne göre hakime tazminatın kapsamını belirleme görevi verilmiştir. Bu durumda hakimin, somut olaydaki durumun gereğini, fiilin niteliğini, taraflar arasındaki ilişkiyi, olayın meydana gelme koşullarını değerlendirerek ve zarar verenin kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurarak tazminatın miktarını ve ödeme biçimini takdir etmesi gerekmektedir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi'nce haksız fiilin faili ve azmettiricisi olan davalılar ... ve ...'nın haksız tahrik altında eylemi gerçekleştirdiği dikkate alınmış, ancak davalı ...'un olayda yardım eden sıfatı bulunduğu ve hakkında ceza belirlenirken bu kapsamda yapılan indirim dikkate alınmamıştır. Davalıların ceza yargılamasındaki sıfatları, isnat olunan suçlar ve verilen cezalara göre yardım eden olarak yargılanıp mahkum olan davalı ...'ın asli fail olarak yargılanıp mahkum olan diğer davalılar ... ve Kasım'dan daha fazla tazminat ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında tazminatın belirlenerek davalı ...'un diğer davalılar ile aynı miktardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken (usuli kazanılmış haklar korunmak suretiyle) yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... ... vekilinin tüm davacılar yönünden sunduğu temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden sunduğu temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 3. Yukarıda (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 4. Yukarıda (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararının bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verilmiştir.

KARŞI OY

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7161, K. 2026/1130, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-7161-e-2026-1130-k-a89bd80ec0f6