Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7151 E. 2026/3515 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7151
Karar No
2026/3515
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/... E., 2024/761 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İslahiye yolu üzerinde bulunan ... İstasyonunun maliki ve işleteni olduğunu, davalı ... Ticaret AŞ ile 12 yıl süreli bayilik sözleşmesi yaptığını, bu çerçevede davalı lehine 30.04.2014 tarihli işlem ile 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, davalı şirket tarafından, kendilerinin de artık Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) işine girdiklerini ve bunun için davacının daha önceden anlaşması bulunan dava dışı ... dolum AŞ ile anlaştıklarını, bu sebeple kendilerine katkı payı ödemeleri gerektiği, kendi bünyelerinde ... Petrol adında LPG şirketi kurdukları gerekçelerine dayanılarak davacı aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/202 Esas, 2011/121 Karar sayılı dosyası ile el atmanın önlenmesi ve çekişmenin giderilmesi istemi ile açılan davada davalı şirketin talebi ile davacının LPG satışının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı şirketin açtığı çekişmenin giderilmesi davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, haksız ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davacının 3 yıl boyunca LPG satışını engellediklerini ileri sürerek davacının ihtiyati tedbir nedeni ile 3 yıllık sürede uğradığı zararın tazmini için HMK'nın 107. maddesi gereğince şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tedbir kararının uygulandığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş, 21.12.2018 tarihli dilekçesiyle dava değerini 397.864,46 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminat davası açma hakkının 1 yıl süreye tabi tutulduğunu ve bu sürenin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren başladığını, davanın en geç 09.03.2012 tarihinde açılması gerekirken zamanaşımı süresi dolduktan sonra 24.06.2016 tarihinde açıldığını, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki kapsamında taşınmazdaki akaryakıt ve servis istasyonu için 30.04.2004 tarih ve ... yevmiye nolu işlem ile müvekkili şirketi lehine 12 yıl süreli intifa hakkının tesis edildiğini, ... Tevzii. Şti. ile 01.01.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin sona ermesi başlıklı 16. maddesinin fesih başlıklı b bendinin d fıkrasında feshin nasıl olacağına dair düzenlemeye yer verildiği, müvekkili şirketin bağlı olduğu ... Holding A.Ş. bünyesinde bulunan ... Petrol Şti. sıvılaştırılmış petrol gazları piyasasında faaliyet göstermek amacıyla EPDK’ya başvurduğu, dağıtım lisansı almaya hak kazandığı, müvekkili şirketinde intifa hakkı sahibi olduğu akaryakıt istasyonlarında grup bünyesinde yer alan ... Petrol Şti. ile çalışma arzusunda olduğu için 01.01.2007 tarihli sözleşmenin feshedildiği hususunu ... 8. Noterliğinin 11.07.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmek sureti ile dava dışı ... San. AŞ’ye bildirdiği, sözleşmeyi feshetmesine rağmen davacı yanın müvekkili şirketin kullanma ve yararlanma hakkına sahip olduğu akaryakıt istasyonunda müvekkili şirketin muvafakati olmaksızın haksız bir şekilde dava dışı ...’a ait ürünleri satmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin intifa hakkı sahibi olduğu ve intifa hakkının kapsamı dikkate alındığında müvekkili şirketin her türlü kullanım ve yararlanma hakkına sahip olduğu gerçeği karşısında müvekkili şirketin istasyondaki LPG dağıtım firmasını da belirleme hakkına sahip olduğu, buna rağmen davacı yan haksız olarak müvekkili şirketin muvafakati olmaksızın dava dışı ...’a ait ürünlerin satışına devam ettiği, bu halde söz konusu tecavüzün sonlandırılabilmesi adına müvekkili şirketin açtığı davada tedbir talep etmesi sonucu ihtiyati tedbir kararı verilmesinde hukuka aykırı bir yön olmadığı gibi müvekkili şirketin haksız olduğundan bahsedilmesinn de mümkün olmadığını, Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği neticesinde müvekkili şirketinde dahil olduğu tüm dağıtım şirketleri bayilik sözleşmelerini bahse konu emredici kurallara göre uyumlaştırma sürecine girdiğini ve bu süreç Rekabet Kurumunun düzenlediği 2002/2 sayılı Tebliğde değişiklik yapan 2003/3 sayılı tebliğin öngördüğü şekilde bayilik sözleşmelerini yeniden düzenlendiğini beyanla, haksız olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2016/5 12... /45 sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları hükme esas alınarak davacının ıslah talebi doğrultusunda davanın 397.864,46 TL tazminat açısından kabulü ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih ve 2020/6 37... /837 Karar sayılı ilamıyla "...davalı dağıtım şirketinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine açtığı kal ve çekişmenin giderilmesi davasını açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davacının haklı olup olmadığı, ihtiyati tedbir kararının yerinde olup olmadığı, ıslah tarihi itibariyle ıslah ile talep edilen miktar yönünden davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarının değerlendirilmesi, mahkemece dosyaya sağlanan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu anlaşıldığında raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararına istinaden mahkemece zararın tespiti ile mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için bilirkişi asıl ve ek raporları alınmış, davalı tarafın intifa hakkı sahibi olduklarını ve davacının haksız olarak başka akaryakıt firması ürününü sattığı, bu haksız satışı sonlandırmak adına el atmanın önlenmesi davası açtığı, intifa hakkı aksine düzenleme olmadıkça sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağladığı, taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalı taraf LPG satışının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı almış ise de davacı tarafından bu bayilik sözleşmesindeki imzaya itiraz edildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporu ile 15.04.2004 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bu haliyle akaryakıt sözleşmesindeki bu hükmün davacı taraf için bağlayıcı olmayacağı, ortaya çıkan zarar ile tedbir arasında illiyet bağı bulunduğu, ımanevi tazminat açısından ise davalının kötü niyetli ve kusurlu olduğunun kanıtlanması gerektiği, davacı ile davalı arasında akaryakıt alım ve satımına ilişkin bir anlaşma olduğu, davalının aralarındaki bayilik sözleşmesinin LPG satışını kapsayıp kapsamadığı noktasında hak arama özgürlüğü kapsamında açtığı davada ihtiyati tedbir talep etmesi nedeniyle kötü niyetli ve kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 375.292,47 TL maddi tazminatın haksız ihtiyati tedbirin infaz edildiği tarih olan 22.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca ıslah edilen tutar yönünden de ıslah tarihi itibariyle davanın zamanaşımına uğradığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/202 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine açılan kal ve çekişmenin giderilmesi davasında verilen ihtiyati tedbir kararının dayanağının tek başına akaryakıt bayilik sözleşmesi olmayıp davacı şirket lehine tesis edilen 12 yıl süreli intifa hakkı olduğu, Rekabet Kurumunun yayımladığı tebliğler kapsamında davalı şirketin 18.09.2010 tarihinden sonra intifa hakkından yararlanması imkansız hale geldiği için davanın takipsiz bırakıldığını, hükme esas alınan 23.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplanan tazminat miktarının hatalı olduğu mahkemece tarafların tacir olduğu ve miktar itibarı ile tanıkla ispat sınırı aştığı gözetilmeden tanık dinlemesinin ve tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında yer alan .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/202 Esas, 2011/121 Karar sayılı dosyası ile el atmanın önlenmesi ve çekişmenin giderilmesi istemi ile açılan dava dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması ve kararın 13.01.2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılmış olmasına, alınan bilirkişi raporları ile zarar kapsamının belirlenmiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/7151, K. 2026/3515, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-7151-e-2026-3515-k-ef88c7e468f6