Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4945 E. 2024/6612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4945
- Karar No
- 2024/6612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/67 Değişik İş, 2022/82 Karar SAYISI : 2022/İHK-2456 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü / İtirazın Reddi SAYISI : K-2021/134606 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücüsü tespit edilemeyen aracın 18.11.2019 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda yaya müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti olarak 5.100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 108.566,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu zararın trafik kazası sonucu meydana geldiğinin ispatlanamadığını, uygun yönetmeliğe göre rapor alınmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı kaza tarihinde çalışma yaşında olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığını, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücreti taleplerinin teminat dışında olduğunu, hesaplamada %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun uygun olduğu, davacının olay sonrası yerden kalktığında yengesi tarafından görüldüğü belirtilmiş olduğundan yengesinin yazılı beyan aslının e-posta ekinde dosyaya sunulduğu, olayın doğruluğuna tam kanaat getirildiği, dosya kapsamındaki ifade tutanakları ve soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde; plakası belirsiz aracın %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, aktüer raporu alındığı, yeni bir rapor alınmasına gerek görülmediği, davacının çocuk olması nedeni ile geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 98.173,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; plakası belirsiz aracın varlığı, kusuru ve sigorta yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispatlanamadığından talebin reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, rapor ücretine hükmedilemeyeceğini, sağlık giderlerine dair taleplerin teminat dışı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, askerlik süresinin ve sonrasındaki iş arama süresinin düşülmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; adli soruşturma belgeleri, araştırma tutanağı ve savcılık tarafından daimi arama kararı verilmiş olmasına göre plakası belirsiz aracın çarpması sonucunda davacının yaralanmış olduğu, kusura yönelik olarak davalı tarafından aksi yönde bir belge sunulmadığından aracın kusurunun %100 olarak kabul edildiği, maluliyet raporunun ÇÖZGER Yönetmeliğine ve Yönetmelik ekindeki cetvellere göre düzenlendiği, askerlik süresine yönelik itirazların ise stabil bir askerlik süresi olmadığından mahsup edilmemiş olmasının eksiklik olarak görülmediği, davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; plakası belirsiz aracın varlığı, kusuru ve sigorta yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispatlanamadığından talebin reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, rapor ücretine hükmedilemeyeceğini, sağlık giderlerine dair taleplerin teminat dışı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, askerlik süresinin ve sonrasındaki iş arama süresinin düşülmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, yaya davacıya plakası belirsiz bir aracın çarparak kaçtığı belirtilerek Güvence Hesabına karşı dava açılmış ise de; olayın görgü tanığının olmaması, olaya ilişkin olarak Germencik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından daimi arama kararı verildiği, davacının hastaneye ilk müracaat ettiği 19.11.2019 tarihinde davacı beyanına göre olayın düşme olarak kayıtlara geçtiği, olay anına ilişkin kamera kaydı bulunmadığı, davacının sonraki ifadesinde ise önce korktuğu için düştüğünü söylediği ancak aslında kendisine araba çarptığını beyan ettiği hususları dikkate alındığında, olayın tam olarak aydınlanabilmesi açısından tanık, keşif vs. delilleri toplama işinin niteliği gereği tahkim yargılaması sırasında yerine getirilmesi mümkün olmayıp uyuşmazlığın tüm bu hususların değerlendirilebileceği şekilde adli yargıda giderilmesinin uygun olduğu ortaya çıkmakla, davacının talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı ve davacının ilgili mahkemede dava açmakta muhtariyeti ile dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.