Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/360 E. 2023/13255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/360
Karar No
2023/13255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/607 E., 2022/1577 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/15 E., 2021/5 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin basın-yayın konusunda faaliyet gösteren davalı işyerinde 07.07.1996 tarihinden itibaren muhabir sıfatı ile fiilen çalışmaya başladığını ve müvekkili işçinin iş sözleşmesinin fazla çalışma, hafta tatili, ubgt ve eksik SSK’larını talep etmesi üzerine davalı işverence “Senin yapacağın iş yok!” denilerek davalı işveren tarafından haksız ve ihbarsız feshedildiği 01.04.2014 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı tarihten iş akdinin feshine kadar olan dönemde SSK’sı yapılmayan ve eksik yapılan hizmetlerinin Basın İş Kanunu dikkate alınarak gerçek ücreti üzeriden yapılmasını talep etme gereğinin doğduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde 800,00 TL net ücret ile çalıştığını belirterek, davacının 07.07.1996 tarihinden iş akdinin feshi olan 01.04.2014 tarihine kadar ki bildirilmeyen ve eksik yapılan çalışmalarının gerçek ücreti olan 800 TL net ücret üzerinden Basın İş Kanunu hükümleri dikkate alınarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hizmet dökümü incelendiğinde müvekkili şirketten önce başka işyerlerinde çalıştığının net bir şekilde belli olduğunu, bu sebeple önceki çalışmaları için hak düşürücü ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının 07.07.1996 tarihinde işe başladığı ve 07.07.2014 tarihine kadar kesintisiz ve aralıksız çalıştığı iddiasının tamamen gerçek dışı ve hayali bir iddia olduğunu, davacının müvekkili şirkette kesinlikle 1996 yılından itibaren muhabir olarak çalışmasının söz konusu bile olmadığını, sigorta kayıtları incelendiğinde davacının 07.07.1996 tarihinden 23.01.1998 tarihine kadar 11033009 işyeri sicil numarasına sahip işyerinde çalışmış olduğunun açık bir şekilde belli olduğunu, davacının işe başladığı tarihin tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının sayın mahkemede görülmekte olan 2014/384 Esas sayılı dosyasında yine aynı çalışma tarihlerini iddia ederek işçilik alacakları için dava açtığını, bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda müvekkili şirkette çalışma sürelerini dosya kapsamında toplanan SGK ve işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda 12.10.2011-31.03.2014 tarihleri arasında olduğunun net bir şekilde ortaya koyduğunu, davacının müvekkili şirkette çalışma tarihleri olan 12.10.2011-31.03.2014 arasındaki döneme ait sigorta primlerinin tam ve eksiksiz olarak yatırıldığını beyanla, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Polatlı Sosyal Güvenlik Merkezinde ...-18 sicil sayılı dosyada işlem gören “... Ajansbasın Yayın Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.” unvanlı işyeri tarafından 12.10.2011 tarihinden 31.03.2014 tarihine kadar sigortalı olarak kurumlarına bildirildiğini, işveren tarafından davacı adına 31.03.2014 tarihli “Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi” kodlu işten ayrılış bildirgesi düzenlenerek sigortalılığına son verilmiş olduğunun anlaşıldığını, işe giriş bildirimlerinin çalışılan sürenin karinesi olduğunu, aksinin davacı tarafından aynı nitelikteki bilgi ve belgelerle ispatı gerektiğinden tanıkla ispatının mümkün olmadığını, ayrıca davacın hizmet cetvelinde dava konusu dönemde hizmet bildirildiği görülen farklı sicil sayılı işyerlerinin davalı işverene ait olmadığının tespiti ve davacının Kurumlarına bildirilen hizmetlerinin işe giriş çıkış bildirimleriyle kesintili olduğunun tespiti halinde öncelikle davanın hak düşürücü süre nedeniyle değilse, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi uyarınca beş yılı aşan kısım için hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Kararda özetle; davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, davacının 07.07.1996-01.04.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işverenlikte çalıştığını, davanın tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet tespiti talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/360, K. 2023/13255, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-360-e-2023-13255-k-ce0ed620f8d8