Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4764 E. 2024/5319 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4764
Karar No
2024/5319
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/325 D.İş-2023/322 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13722 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/153598 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.03.2020 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.10.2021 tarihli dilekçe ile talebini 130.419,32 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 293.528,70 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında bulunmadığını, davaya konu olayda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, faiz isteminin haksız olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, başvurunun eksik evrak nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; usulüne uygun başvuru yapıldığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği gerekçesiyle TRH 2010 Mortalite Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu ile ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanmadığının belirlendiği, rapor tarihi itibariyle belirlenen alacağın teminat limitini aştığı, ödemenin düşülmesi ile talep edilebilir bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 116.471,30 TL olarak belirlendiği, geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden teminat limitinin tüketildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüyle; 116.471,30 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 06.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini, kaza ile davacıdaki maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinin reddi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği, ödeme ile zararın karşılanmadığının bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu, hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususları yineleyerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 31.03.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas- İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde " omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının fiziksel bulgularının yanında kafa travmasına bağlı tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek ve gerekirse hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki veriler dikkate alınarak ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığı yeniden değerlendirilmek için ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin (13) numaralı fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 inci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT'de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4764, K. 2024/5319, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4764-e-2024-5319-k-cafde6d01c06