Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1639 E. 2023/8495 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1639
- Karar No
- 2023/8495
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1263 E., 2020/476 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf İsteminin Reddine / Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/119 E., 2019/112 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine takipler başlatıldığını, takiplerin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile ... Başarı Koleji ... AŞ deki 5.333 adet A tipi, 1.103 adet B tipi hisselerini davalı akrabası ...'e devrettiğini belirterek; bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde , borçlunun adına kayıtlı taşınmazları olduğunu, aciz halinin gerçekleşmediğini, devirlerin ivaz karşılığı yapıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde, iptali istenilen devirlerin usule uygun olarak yapıldığını, bedelinin elden alındığını ve borçlarını ödemeye çalıştığını, davacının yaptığı bir kısım takiplerin kesinleşmediğini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalıların ... Başarı Koleji Özel Eğitim Öğretim ve Yayıncılık Tic. A.Ş'de 2005 yılından kurucu ortak oldukları, aynı eğitim iş kolunda faliyet göstermeleri sebebiyle ortağı olarak borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklarını ızrar kastını bildiği veya bilmesi gereken şahıslardan olduğu, davalılar arası hisse satışına dair ödemenin miktarı dikkate alındığında ödemenin elden yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu...., davalı ... İncinin 08.11.2014 tarihinde evlendiği Şahsine ... ... ...'nin davalı ...'in kardeşi olduğu da birlikte değerlendirildiğinde davalı/borçlu ... tarafından İİK 227 ve devamı maddeleri gereğince iptale tabi tasarruf niteliğindeki diğer davalı ... uhdesine geçirilen ... Başarı Koleji Özel Eğitim Öğretim ve Yayıncılık Tic. A.Ş'deki 5.333 adet A tipi (imtiyazlı) ve 1.103 adet B tipi (normal) hisselerini muvazaalı olarak devrettiği, mal kaçırma saiki ile bu işlemin yapıldığı, tasarrufun bağışlama olmadığı gerçek satış olduğunun davalılar tarafından ispat edilmediği." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın dinlenebilirlik şartlarının oluşmadığını, bu meyanda borç ödemeden aciz vesikası sunulmadığını, borçlunun adına kayıtlı 2 adet taşınmazın kıymetleri takdir edilmeden, üzerilerindeki hacizler irdelenmeden varsayıma dayalı karar verildiğini, hisse devirlerinin karşılıksız olduğu iddiasının soyut olduğunu, bilakis ivaz karşılığı 321.800,00 TL ile gerçek biçimde satış yapıldığını, bedelinin tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere elden ödendiğini, borçlu eşi Şahsine ... ile müvekkili arasında kardeşlik bulunmadığını, İİK'daki belirtilenden daha uzak akrabalık olduğunu, mahkemece yakın akrabalık bulunduğu kabul edilerek verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin borçlunun durumunu ve niyetini bilmeyip iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, henüz kesinleşmemiş icra dosyalarına da şamil hüküm kurulmasının usulsüz olduğunu, davanın yasada öngörülen hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinden sonra açıldığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Davalı 3. kişi aynı zamanda borçluyla birlikte eskiden beri şirket ortağı ve kurucusu olmakla borçlunun amacını ve mali durumunu bilebilecek mevkidedir. Kaldı ki, borçlu kimi yerde aldığı borç karşılığında hisselerini devrettiğini söylemesine rağmen bazı aşamalarda ise bedeli karşılığında devir yaptığı biçiminde çelişkili beyanlarda bulunmaktadır. Anılan kayıtlı değerin elden ödendiği savunması da hayatın olağan akışına uygun değildir. Tüm bu nedenlerle davalı 3. kişi Nüman'ın usul ve esasa ilişkin tüm istinaf itirazlarının reddi gerekir...." gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf istemindeki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talip etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve üçüncü kişinin İİK'nın 280/1. maddesine göre borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek şahıslardan olduğunun sabit olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.