Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12995 E. 2023/2606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12995
Karar No
2023/2606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesincedavanın reddine, takip durdurulduğundan borçlunun asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiştir. Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince müteriz borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına takibin davacıdan talep edilen 2.500,00-Amerikan Doları çek tazminatı yönünden iptaline, davacının sair taleplerinin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ Müteriz borçlu itiraz dilekçesinde; takibe konu 15.12.2019 keşide tarihli, 25.000 USD bedelli, 6001116 numaralı çeki ...’a keşide edip verdiğini, ciro silsilesi içinde yer alan ... tarafından İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/400 E.sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, mahkemece söz konusu çek için ihtiyati tedbir kararı ile ödemeden men kararı verildiğini, kararın bankaya tebliğ edildiğini, çekin bankaya ibrazında karşılığının blokeli hesapta hazır bulundurulduğunu, bu hususun çekin arkasına da şerh edildiğini, çek bedelini ibraz anında hazır bulundurduğunu, bu nedenle sorumluluğunu yerine getirdirdiğini ve bankaca mahkeme kararı gereği ödeme yasağı konulduğunun davalı şirketçe bilinmesine ve bu durumda ödemeden men kararı veren mahkeme olan İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak men kararını kaldırmak suretiyle çek bedelini tahsil etmesi gerektiğini belirterek takibin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; tedbir kararının müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, müvekkili çek bedelini ödediğinden müracaat yoluyla keşideci hakkında takip yapabileceğini, ciranta ve keşideci arasındaki itiraz ve defilerin müvekkilini bağlamayacağını, ihtiyati tedbir nedeniyle ödenmeyen çek bedelini ciro yoluyla devrettiği hamile ödeyen ve hamil olan müvekkilinin çeki takibe koymasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; takip dayanağı 15.12.2019 keşide tarihli, 25.000,00- USD bedelli çek ile ilgili olarak İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin esas sayılı dosyasında dava dışı ... tarafından çekin zayi nedeni ile iptal davası açıldığı, mahkemece takibe konu çekle ilgili olarak çek bedelinin ödenmemesi konusunda tedbir kararı verildiği, çekin bankaya ibrazı sırasında mahkemenin söz konusu tedbir kararının şerh edildiği ve çek bedelinin ödenmediği, şerhin verildiği tarih itibariyle çekin yasal süresinde bankaya ibraz edilmiş sayılacağı, çekin kambiyo senedi vasfını taşıdığı, dava dışı şahıs tarafından açılan çek iptali davasında davalı alacaklının taraf olmadığı, çek iptaline ilişkin dava ve mahkemece verilen tedbir kararının iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan davalı alacaklıyı bağlamayacağı gerekçesi ile davanın reddine, takip durdurulduğundan davacının asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteriz borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Müteriz borçlu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinin tekrarı ile çekin ibrazında karşılığını hazır bulunduran müvekkilinden çek tazminatı talep edilemeyeceğini, yine davanın reddi halinde icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, ayrıca tazminata hükmedilebilse dahi sadece çek tazminatı yönünden takip durdurulduğundan asıl alacak üzerinden değil, çek tazminatı yönünden tazminat verilebileceğini öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İcra mahkemesince, muhatap bankaya yazılan yazıya verilen cevapta, ibraz tarihinde çek karşılığının hesapta bulunduğu bildirilmiş ve bu husus çekteki ibraz kaşesinden de anlaşılmakta ise de, cirantanın taraf olmadığı davada çekle ilgili olarak tedbiren ödeme yasağı konulması ve ibraz anında çekin karşılığının bulunması, alacaklı hamilin borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapmasına engel olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nun 783/3. maddesine göre ödeme yasağı kararı nedeniyle, keşideci borçlu tarafından karşılığı bulundurulan çek bedelinin ödenmemesinden dolayı çek tazminatından sorumlu tutulamayacağı, Mahkemece, takipte talep edilen 2.500,00-Amerikan Doları çek tazminatı yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerektiği, ayrıca, Mahkemenin kabulüne göre de; Mahkemece 15.06.2020 tarihli ara kararla takip sadece çek tazminatı yönünden durdurulduğu halde, asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesi de isabetsiz olduğu gerekçesi ile, müteriz borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına takibin davacıdan talep edilen 2.500,00-Amerikan Doları çek tazminatı yönünden iptaline, davacının sair taleplerinin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müteriz borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı temyiz dilekçesinde; çek tazminatı yönünden takibin iptaline karar verilmesinini hatalı olduğunu, keşideci kambiyo senetlerine mahsus icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davacı aleyhine verilen %20 tazminat hukuka uygun olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından verilen %20 tazminatın kaldırılması hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Müteriz borçlu temyiz dilekçesinde; takibin tamamen iptal edilmesi zorunlu olduğunu, çeke ilişkin ibraz tarihinde ilgili hesapta blokeli şekilde çek karşılığını bulundurduğu, bu sebeple sorumluluğunu yerine getirdiği, ve söz konusu banka tarafından mahkeme kararına istinaden ödeme yasağının varlığı davalı tarafça biliniyor olduğu ve buna rağmen ödemeden men kararı veren İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak men kararını kaldırma talebinde bulunması gerekirken, müvekkil aleyhine haksız ve kötü niyetli şekilde takip başlatan davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca mahkemece aleyhine vekalet ücretleri ve yargılama giderleri bakımından hüküm kurulmuş olması Anayasa'ya, hukuki belirlilik ilkesine, usule ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu'nun 169. maddesi Ve 6102 sayılı TTK'nun 783/3. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12995, K. 2023/2606, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-12995-e-2023-2606-k-bfea57a2fcb4