Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4755 E. 2024/5163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4755
- Karar No
- 2024/5163
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1028 D. İş, 2021/1029 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/39619 HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İtirazının Kabulü/ Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/137729 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 208.650,32 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetine ilişkin olarak sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza nedeniyle kusuru bulunmadığını, hatır taşıması nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 26.08.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı, raporun iyileşme süresi beklenilmeden düzenlendiği, geçerli bir maluliyet raporu ile davalı ... şirketine başvurulmadığı, bu haliyle dava şartı niteliğindeki başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığını, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, bu nedenle davacının sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanması için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusur oranı, davacının %15 maluliyet oranı ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ile prograsif rant yöntemine göre sürekli iş göremezlik tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü 208.650,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nispi ve tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, maluliyete ilişkin yeniden rapor alınması gerektiğini, davalıya sigorta araç sürücüsünün dava konusu kazada kusurunun bulunmaması sebebiyle tazminat isteminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, sigortalı araçta yolcu konumunda olan davacıya ilişkin hatır taşıması olup olmadığı hususunun incelenmediğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak ödeme yapıldığının anlaşılması halinde tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığından başvurunun geçerli bir başvuru olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle davalı şirketin temerrütünün söz konusu olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90, 91 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, iş kazası yönünden ve davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek somut neden bulunmadığından bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına ve İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, yol üzerinde yağlanma olduğu, bu nedenle aracın kaydığı, daha sonra yan yatarak gidiş istikametine göre orta bariyere çarpması neticesinde tek taraflı kazanın meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sürücünün kusuru olmadığı, yol yüzeyinde bulunan yağlanmadan dolayı kazanın meydana geldiği ve bağlı kurumun gerekli tedbirler almadığı yönünde tespit yapıldığı; davacı vekili tarafından başvuru dilekçesine eklenen ve Emniyet Trafik Şube Müdürlüğü Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur durumuna ilişkin uzman mütalaa raporunda, trafik yol güvenliğinden sorumlu kişinin % 50 oranında asli kusurlu, yağ sıvısını yol yüzeyine döken, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 30 oranında tali kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 20 oranında alt seviyede, davacı yolcunun ise kusuru bulunmadığının belirlendiği; İtiraz Hakem Heyetince davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. b-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davacı, sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş olması karşısında İtiraz Hakem Heyetince, bu hususta değerlendirme yapılarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun tartışılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün 2 (a) ve (b) sayılı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.