Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/690 E. 2024/4018 K.

Konu: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/690
Karar No
2024/4018
Karar Tarihi
Konu
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1694 Esas, 2022/1448 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/339 E., 2020/211 K. Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/82455 sayılı "adalya black" ibareli marka başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkralarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanma niyetinde olduğunu ve kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-8745 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, başvuru sahibinin “kullanımın ispatı talebi” bakımından davacının delil sunmaması sebebiyle inceleme aşamasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci maddesine dayalı itirazın yerinde görülmediğini, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 17.09.2018 tarihinde dava konusu marka başvurusu yaptığı, davacı tarafından 10.12.2018 tarihinde marka yayınına itiraz edildiği, bunun üzerine davalı-başvuru sahibinin 21.01.2019 tarihinde itiraza karşı görüş bildirdiği ve davacının itirazına mesnet markalarının tamamı için ve tüm mal/hizmetler bakımından kullanımın ispatı talebinde bulunduğu, kullanımın ispatı talebinin davacıya 08.02.2019 tarihli yazı ile bildirildiği, 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının kullanımın ispatına ilişkin delillerini sunmadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacının itiraza mesnet markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında davalı şirkete ait marka başvurusuna karşı nispi tescil engeli oluşturamayacağı, davacı markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların bulunmadığı, kötü niyet ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı iddiaların da ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkilinin itirazına mesnet markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında dava konusu marka başvurusuna karşı nispi tescil engeli oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 34 ncü sınıfta tescilli birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, davalı Şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davada sadece davacının davalı Şirketin marka başvurusuna itirazının reddine dair YİDK kararını iptalinin talep edildiği, davalı Şirket tarafından davacının itirazına karşı görüş bildirme talebini içerir 21.01.2019 tarihli dilekçesinde, davacının itiraza mesnet markalarının kullanımının ispatı talebinde de bulunduğu, davacının TÜRKPATENT nezdinde itirazına mesnet markalarını dava konusu 34 ncü sınıf mallarda kullandığına ilişkin hiçbir delil sunmadığı, bu itibarla davacının itirazına mesnet markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, diğer taraftan somut olayda davacının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü, beşinci ve dokuzuncu fıkralarına dayalı iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/690, K. 2024/4018, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-690-e-2024-4018-k-67cf9720a006