Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3796 E. 2024/11150 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3796
Karar No
2024/11150
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/540 E., 2024/97 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla, borçlu ... hakkında İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2013/12068 sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalı adına kayıtlı haczi kabil malının mevcut olmadığını, ancak davalı ... tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3084 sayılı dosyasındaki alacağının, diğer davalı ...'a temlik edildiğini, davalı ...'ın, icra dosyasındaki alacağı 67.194,33 TL ödeme yaparak temlik almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...'ın ekonomik ve sosyal durum araştırması yaptırıldığında böyle yüksek miktarlı dosyaları bedel ödeyerek temlik alabilmesinin mümkün olmadığının anlaşılacağını belirterek İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2013/3084 sayılı dosya alacağının 17.07.2013 tarihli temlik işleminin ve İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2012/26663 sayılı dosya alacağının 16.07.2013 tarihli temlik işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'den alacağını alamadığından alacağına karşılık olarak dosya alacağının da tahsili imkanı bulunduğundan temlik edildiğini, ...'ın ...'in ekonomik sıkıntıya girmiş olması nedeniyle kendisine borç para verdiğini, ...'in aldığı parayla birtakım borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2014/42 Esas, 2014/582 Karar sayılı kararı ile; davalı ...'in davalı-borçlu...'ten alacağının kambiyo senedine dayalı olduğu, kambiyo senedinin taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek bir belge olduğu, davalılar arasındaki borç ilişkisinin anlaşılamadığı, ...'ın, alacağının gerçek bir alacak olduğunu kanıtlayamadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisinin gerçek olduğu anlaşılamadığından, davalılardan...'in aleyhine icra takibine girişilmesinden sonra, alacaklı olduğu her iki icra dosyasındaki alacağını diğer davalı ...'a temlik etmesi işleminin alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2012/26663 sayılı dosyası yönünden, davalı borçlu ...'in, davalı alacaklı ...'a yaptığı 16.07.2013 tarihli temlik işleminin iptaline, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3084 sayılı dosyasında Beyoğlu 20. Noterliğinin 12929 yevmiye nolu, 17.07.2013 tarihli temlik sözleşmesiyle yapılan temlik işleminin iptaline, davacıya, İ.İ.K.nun 283. maddesi gereğince icra dosyalarında cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 20.12.2021 tarihli ve 2021/18776 Esas, 2021/10657 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı ..., davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ... arasında yapılan 16.07.2013 ve 17.07.2013 tarihli temlik sözleşmelerinin iptalini talep etmiş, mahkeme; davalı ...'in davalı-borçlu...'ten alacağının kambiyo senedine dayalı olduğu, kambiyo senedinin taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek bir belge olduğu, davalılar arasındaki borç ilişkisinin anlaşılamadığı ve ...’ın, alacağının gerçek bir alacak olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile temlik sözleşmelerinin iptaline karar vermiştir. Ancak; davalı 3. kişi ... davaya cevap dilekçesinde; davalı borçlu ...’e borç para verdiğini ve verdiği bu borç karşılığında da davalı ...’in 31.08.2012 düzenleme ve 30.09.2012 vade tarihli 10.000,00 TL, 31.10.2012 vade tarihli 10.000,00 TL, 31.11.2012 vade tarihli 10.000,00 TL, 31.12.2012 vade tarihli 10.000,00 TL, 30.01.2013 vade tarihli 15.000,00 TL, 28.02.2013 vade tarihli 20.000,00 TL, 29.04.2013 vade tarihli 20.000,00 TL ve 30.05.2013 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoları verdiğini beyan etmiş, ekonomik ve sosyal durum araştırmasında davalı ...’ın kendi adına sac kablo kanalı üretimi işi yaptığı, UYAP kayıtlarına göre de; ...... Elektrik Kablo Kanalları Teks.San.ve Tic.Ltd.Şti.nin olduğu, yine davalı borçlu ...’in ise kimyevi madde alım satım işi yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalıların bu işleri kendilerine ait bir işletme kapsamında yapıp yapmadığının araştırılarak, eğer kendilerine ait işletmeleri varsa tespit edilerek, davalı 3.kişi ...’ın davalı borçlu ...’den gerçekten bir alacağının olup olmadığının anlaşılması açısından ticari defterlerinin getirtilip, davalı borçlu... tarafından davalı ...’e verilen senetlerin ticari defterlerde yer alıp almadığının ya da davalı ...’in davalı ...’ten herhangi bir alacağının olup olmadığının tespiti için ticari defterleri üzerinde bilirkişiler marifetiyle inceleme yapılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması varsa tarafların diğer tüm delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Kabule göre de; tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacı alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferilerine şamil olmak üzere tasarrufun iptali ile davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesi gerekirken yazılı şekilde, davacının icra dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlamadan davanın kabulüne karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'den gelen 19.03.2023 tarihli yazı cevabında ve Finansbank A.Ş.'den gelen 13.10.2023 tarihli yazı cevabında 13.05.2013 tarihinde davalı ... adına kayıtlı hesaptan diğer davalı ...'in eşi...hesabına ... adına gelen EFT işleminde 5.000,00 TL gönderildiğinin anlaşıldığı, paranın gönderildiği tarihin davalı ...'ın belirttiği bonolardan 31.05.2013 tarihli olanı hariç diğerlerinin düzenleme ve vade tarihlerinden sonra gerçekleştiği, dolayısıyla bu para gönderiminin davalı ...'ın ileri sürdüğü bono ve bu bonolara ilişkin tüketim ödüncü verilmesi işlemi ile ilgisi bulunmadığı, her iki davalı arasında 5.000,00 TL haricinde bono verilmesini gerektirecek bir tüketim ödüncü ilişkisinin olmadığı, gönderilen 5.000,00 TL'nin de davalı ...'ın ileri sürdüğü bonoların düzenleme ve vade tarihlerinden sonra olduğu, bu nedenle her iki davalı arasında temlik sözleşmesi yapılmasını gerektirecek ticari ilişki olmadığı, her iki davalının da birbirlerini ticari faaliyetlerinden ötürü tanıdıkları, davalı ...'ın diğer davalı ...'in ekonomik durumunun kötüleştiğini bildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2004 sayılı İİK m. 279/I-2 ve m. 280/I'e göre; İstanbul 8. İcra Dairesinin 2012/26663 sayılı dosyası yönünden davalı borçlu ...'in, diğer davalı ...'a yaptığı 16.07.2013 tarihli temlik işleminin iptaline, İstanbul 4. İcra Dairesinin 2013/3084 sayılı dosyası yönünden Beyoğlu 20. Noterliğinin 17.07.2013 tarih ve 12929 sayılı temlik sözleşmesiyle yapılan temlik işleminin iptaline, davacıya 2004 sayılı İİK m. 283'e göre İstanbul 37. İcra Dairesinin 2013/12068 sayılı dosyasındaki borç miktarı olan 135.515,82 TL'yi ve ferilerini aşmayacak şekilde bedelle sorumlu tutularak cebri icra yetkisinin tanınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasında bir akrabalık ilişkisi bulunmadığını, davalıdan karşılıksız bir yararlanması veya bedelsiz bir alacak almış olmasının söz konusu olmadığını, davacının da bu hususları ispata yarar bir belge sunmadığını, alacağın senede dayalı olduğunu, temlik işleminin resmi ve yazılı belgeye dayalı olduğunu, alacağın varlığının aksini ispatın senede karşı senet ile ispat kuralı gereği yazılı senetle olması gerektiğini, halbuki dosyada davacının soyut beyanlarından başka hiçbir veri ve delil olmadığını, davalı ...'in alacağına karşılık temlik işlemlerinden önce diğer davalı ...'in eşi... 'in Finansbank ...şubesinden hesabına 5.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının ispat külfetinin davalı ...'e yüklendiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3796, K. 2024/11150, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3796-e-2024-11150-k-44cb059c40a6