Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2451 E. 2024/4212 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2451
- Karar No
- 2024/4212
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/284 Değişik İş, 2022/297 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-13036 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/30749 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.07.2020 tarihinde sigortası bulunmayan motosikletin karıştığı çift taraflı kaza sonucu yolcu konumundaki davacının yaralanıp % 10,3 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı, 500,00 TL geçici iş gücü kaybı ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 149.402,00 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davalı kurumun kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, kusur oranının tespiti gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihinde trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki %5 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 149.402,00 TL tazminatın 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, dava şartının yerine getirilmediğini, kazaya karışan aracın tescil kaydının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 eknik faiz esas alınarak yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davalı kurumun kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan gelir sağlanıp sağlanmadığının tespitini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; daha önce yapılan başvurunun usulden reddine karar verildiğinden kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak yapılmasının içtihatlara uygun olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmasına yönelik davalı itirazının yerinde olduğu, %30 oranında indirim yapıldığı, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak esas hakkında yeni hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 104.581,00 TL tazminatın 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanunu'nun (MÖHUK) 48 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddedilir. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 inci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. 2. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.