Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1865 E. 2024/4431 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1865
Karar No
2024/4431
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/892 Değişik İş, 2021/892 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/38005 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/100399 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 39.900,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını ve bu nedenle davacının başvuru şartının gerçekleşmediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun ve hesap raporunun uygun ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek 39.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını ve bu nedenle davacının başvuru şartının gerçekleşmediğini, kusur raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan bir ödeme var ise bu ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmeliğin Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğu ve bu yönetmelik hükümlerine göre yapılan maluliyet tespitinin ve aktüer hesabının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının maluliyetinin kafa bölgesinden olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, ayrıca davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazların yerinde olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına yönelik itirazlarını tekrarlayarak İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (26.06.2020) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin alt ektsremite arazlarına ilişkin bölümde devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespit edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza sonucunda davacı ayağından yaralanmış ve oluşan araz nedeni ile malul kalmıştır. Davaya konu kaza, 22.01.2020 tarihinde gerçekleşmiş, maluliyet raporu kazadan itibaren bir sene geçmeden (20.11.2020 tarihinde) düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle bu raporun karara esas alınmaması gerekir ise de karar tarihi itibari ile bir yıllık bekleme süresinin dolduğu gözetilerek usulüne uygun rapor alınması için davacı tarafa süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 25 kusurlu olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmış, hakem heyetince sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminata hükmedilmiştir. Somut olayda kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı bulunmakla beraber kazanın oluşumunda kusur durumunun tespitine yönelik bir rapor bulunmamaktadır. Yapılması gereken kusur durumunun tespitine ilişkin rapor alındıktan sonra sonuca gitmektir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2024/4431, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1865-e-2024-4431-k-8c102bd028e6