Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13669 E. 2026/6081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13669
- Karar No
- 2026/6081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1257 Değişik İş, 2024/1259 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 23.10.2022 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 441.396,13 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından aynı kazaya ilişkin STK 2024.E.34238 sayılı başvuru derdest olup yargılamada mükerrerlik oluşmaması adına dosyaların birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı vekiline hasar aşamasında 541.282,872 TL ödeme yapıldığını yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, geçici iş göremezlik talebinin SGK tarafından karşılandığını, müvekkili şirket tarafından SGK'ya kusur nispetinde 39.033,58 TL ödeme yapıldığını, davacının dava konusu kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu gözetilerek hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonrası tazminatın 3.086.393,12 TL olduğu, poliçe teminat limiti 1.000.000,00 TL olup hesaplanan tazminatın poliçe limitini aştığı buna göre poliçe limitinden sigorta şirketi tarafından yapılan 541.282,82 TL ödeme mahsup edilerek 458.717,18 TL bakiye tazminat alacağı bulunduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak başvuranın talebinin kabulüne, 441.396,13 TL tazminatın 10.01.2024 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, CMK'nın 253. maddesi kapsamında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Somut olayda başvuruda sunulan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 25.10.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanması ile ilgili olarak kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı ve topuk hareket kısıtlılığı nedeniyle balthazard formülüne göre toplam %8, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu nedeniyle başvuranın maluliyet oranı %10 olmak üzere balthazard formülüne göre toplam %17 olarak belirlenmiştir. Söz konusu maluliyet raporunda davacının sol tibia şaft kırığına bağlı oluşan ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı ve topuk hareket kısıtlılığı nedeniyle güncel film ve grafileri incelenmeden sadece kendi muayene bulguları ile raporun tanzim edildiği, fonksiyon kaybına neden olan "tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu" nedeniyle maluliyet oranı belirlenmişse de davacının bu nedenle tedavi gördüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı anlaşılmakla, arazın kaza nedeniyle oluşup oluşmadığı, kaza ile arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bu bulgunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tereddüt hasıl olmakla maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacının bizzat muayenesi yapılarak sol tibia şaft kırığı nedeniyle en son film ve grafileri incelenmek suretiyle ayrıca davacıda beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, içerisinde psikiyatri uzmanı ile ortopedi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından (dosyada mevcut maluliyet raporunu düzenleyen hastane dışında başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden) gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3- Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, meydana gelen kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının KTK'nın 52/1-a maddesini, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nın 47/1-b, 47/1-c maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduğunun belirlendiği, soruşturma aşamasında Savcılık tarafından alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali nedeniyle asli, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı gerekçesiyle tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tek bilirkişiden alınan kusur raporunda meydana gelen trafik kazasında hız tespitine ilişkin somut emare olmadığından KTK'nın 52/1-a maddesinin işletilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davalıya sigortalı araç sürücüsünün trafik levhasına uymayarak kuralsızca manevra yaptığı ve kırmızı ışığı ihlal ederek trafik kazasının meydana geldiği gerekçesiyle trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu kanaatinin bildirildiği, Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar edilerek tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Savcılık tarafından alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşılmakla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargılama makamlarınca hangi rapora neden itibar edildiği, diğerinin neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut kusur raporlarındaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4- Bedensel zarara ilişkin tazminat hesabı yapılırken gerçek zararın belirlenebilmesi için gelirin doğru şekilde saptanması, hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususları gözönüne alınmalıdır. Davacı vekili, davacının SGK hizmet cetvelini sunmuş, tazminat bilirkişi raporunda davacının tazminata esas gelirinin 22.04.2023-30.06.2023 dönemi için 28.638,55 TL, 01.07.2023-31.12.2023 dönemi için 38.386,45 TL, 01.01.2024-05.06.2024 dönemi için 57.238,45 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden tazminat hesabı yapılmış, Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Dosyaya sunulan SGK kayıtlarının incelenmesinde hükme esas alınan hesap raporunda tazminat hesabına esas alınan ücretin neye göre belirlendiği, bilinmeyen dönem için hangi ücretin esas alındığı anlaşılamamıştır. Bu husus denetime elverişli olmadığından, davacının tazminata esas kazancının denetime elverişli olarak belirlenmesi suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (kararı temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.