Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1357 E. 2024/3813 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1357
- Karar No
- 2024/3813
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/121 D. İş, 2022/195 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/43274 HÜKÜM/KARAR : Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulü/ Davanın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/122360 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik yönünden talebini 200.000,00 TL'ye ve geçici iş göremezlik yönünden talebini 2.030,61 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.01.2021 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacının % 43 oranında malul kaldığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.030,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 202.030,61 TL'nin 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 500,00 TL geçici bakıcı gideri talebinin usul yönünden reddine karar verilmiştir IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, poliçe teminat limiti aşılarak karar verildiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının maluliyet oranında azalma olduğu ve durumunun stabil ... gelmediğinin dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafından 20.05.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra başvuruda bulunulmuş ise de sigortalı araç sürücüsü hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak suçundan dolayı ceza davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin 1 fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca davalı vekilinin davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına ilişkin poliçede kişi başına ayrı ayrı ölüm/yaralanma halinde poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL ve tedavi masrafı yönünden poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL olduğu, bu nedenle poliçe limitinin aşıldığına ilişkin itirazların yersiz olduğu, sigortalı araç sürücüsünün davacının kız kardeşinin eşi olduğu ve davacının erkek kardeşinin nişan merasimine gittikleri sırada dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşıldığından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, davacının zararın doğmasına veya artmasına etkili bir davranışı olduğuna ilişkin dosya içerisinde hiçbir delil bulunmadığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun davacıya ait tıbbi belgeler incelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle hazırlandığı ve dava konusu kaza ile meydana gelen yaralanma arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varıldığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının maluliyet oranında azalma olduğu ve durumunun stabil ... gelmediğinin dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyetinin usul ve yasaya aykırı kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54 ve 72 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78, 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davanın zamanaşımı süresi içinde açılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan geçici iş göremezlik zararının trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, sigortalı araç sürücüsü davacının eniştesi olup olay günü nişan merasimine gittikleri sırada kazanın meydana geldiği gözetildiğinde hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanmamasının yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 07.01.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 43 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 7 kişi bulunduğu hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ile sabittir. Kazanın da davalıya sigortalı aracın sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının yolcusu olduğu araç binek otomobil olup 1 sürücü ve 6 yolcu ile seyir halinde iken uçuruma yuvarlanma suretiyle tek taraflı kaza meydana gelmiştir. İtiraz Hakem Heyetince olayın oluş şekline göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.