Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13425 E. 2026/6681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13425
- Karar No
- 2026/6681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1752 E., 2024/2150 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/487 E., 2024/208 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 08.04.2019 tarihinde ... herkesin görebileceği şekilde müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yaptığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu paylaşımın davacıya yöneldiğinin sabit olmadığı, matufiyet şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda matufiyet unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; matufiyet şartının gerçekleştiğinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, hukuk hakiminin ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakalarla bağlı olduğunu, hakaret niteliğindeki söz ve ifadelerin muhatabının müvekkili olduğunu, yorumun yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu davalının ikrar ettiğini, paylaşımın altındaki yorumlarda kullanıcılar arasında bir tartışma ortamı olmadığını, müvekkili dışında başka birinin kastedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, kararın usule uygun olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 08.04.2019 tarihinde ... yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama ve yayın talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesi; “Davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi; “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu kişilik haklarına saldırı konusunda genel nitelikteki TMK'nın 24... . maddeleri ile TBK 58/1'de genel ilkeleri koyduktan sonra, TBK’nın 58/2. maddesinde “Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.” hükmünü koyarak saldırının kınanmasına karar verilebilmesi konusunda özel düzenleme getirmiştir. TBK’nın, TMK’dan sonra yürürlüğe girdiği de gözetildiğinde; kanun koyucunun TBK ile kişilik haklarına haksız saldırı nedeniyle açılacak davalarda, kınama kararı verilmesine ilişkin özel düzenleme getirmiş olduğu, genel ilkeleri belirleyen TMK’nın ilgili hükümleri yerine TBK'nın 58. maddesindeki münhasır düzenlemeye göre hâkimin takdir hakkını elinden alacak şekilde davacının, manevi tazminat olarak bir miktar para talep etmeksizin salt kınama kararı verilmesini talep etmesi mümkün değildir. Anılan mevzuat hükümleri gözetildiğinde TBK’nın 58/2 maddesine dayalı olarak, kişilik haklarına haksız saldırı iddiasıyla açılan davada manevi tazminat talep edilmeksizin, salt hakimin takdirine bırakılan kınama kararı verilmesinin talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde matufiyet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.