Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1244 E. 2024/5396 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1244
- Karar No
- 2024/5396
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/329 E., 2021/56 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.01.2016 tarihli ve 2014/9516 Esas, 2016/1743 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı davacı ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.10.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı tarafından gelen olmadı. Davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 29.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı bulunmadığını, hakkındaki takipleri sonuçsuz bırakmak için dava konusu taşınmazları davalılar Yunus Danışmaz ve ...'e devrettiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.06.2013 tarihli ve 2012/382 Esas, 2013/279 Karar sayılı kararıyla; borçlu hakkında aciz belgesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.01.2016 tarihli ve 2014/9516 Esas, 2016/1743 Karar sayılı ilâmı ile "...Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir (İİK.m.277). Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır. Ancak, bu eksiklik yargılamanın her aşamasında hatta temyiz aşamasında dahi giderilebilmesi mümkündür. Borçlu hakkında aciz belgesi alınmamakla birlikte, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyor, tebligatlarda ilanen yapılıp hakkında bir çok takip bulunuyorsa bu takdirde borçlunun aciz hali gerçekleşmiş sayılır. (YHGK.02.03.2005, 2005/15-100-119 K.) Somut olayda, dava dayanağı dört ayrı takip dosyasından da borçlunun ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, mernis adresinde ve araştırma sonucu tesbit edilen adreslerinde yapılan hacizlerde borçluya ulaşılamamış ve hacizler bir sonuç vermemiştir. İcra dosyaları içeriğinden borçlunun banka hesapları olmadığı ve adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı, araçlar üzerinde ise hacizlerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçlunun aciz halinin varlığı kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken mahkemece, aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden bedel farkı ve borçlu ile yakınlık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davalı ... ve ... hakkındaki davanın rayiç değerin çok üzerinde bir fiyatla satın alınmasının yaşam deneyimlerine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalılardan ... ve ... vekilleri süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının emekli olup İstanbul'da kirada oturduğunu, alım gücünün olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının alacaklarının zaman aşımına uğradığını, İstanbul 11. İcra Mahkemesinin 2021/305 Esas sayılı dosyasından, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2017/22886 sayılı takip dosyası yönünden icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, satışların borcun doğumundan önce gerçekleştiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, takipten önce satışın yapıldığını, takip konusu alacağın tasarruftan önce doğup doğmadığının araştırılmadığını, takip konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının muvazaa iddiasını hiçbir şekilde ispat edememesine rağmen mahkemenin muvazaa olgusuna dayandığını, tasarrufun iptaline karar verilecekse de o zaman taşınmazın tasarruf anındaki takyidatlarının da geri gelmesi gerektiğini beyanla mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, BK'nun 19. maddesi gereğince açılmış muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nun 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. İİK'nın 278/3-1 maddesine göre "Aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler" bağış niteliğindedir. Dava konusu Reşadiye Mahallesi 408 ada 23 parsel 14 nolu bağımsız bölüm 14.02.2012 tarihinde borçlu ... tarafından davalı ...'a tapuda 41.000 TL bedel ile satılmıştır. Taşınmaz üzerindeki Vakıfbank ipoteği 65.000 TL olarak üçüncü kişi tarafından 14.02.2012 tarihinde ödenmiştir. Bilirkişi taşınmazın değerini 65.000 TL olarak belirlemiştir. Ancak taşınmaz üzerinde 260.323,33 TL haciz olduğundan , ivazlar arasında yukarı doğru dikey fark olmakla birlikte , yasanın aradığı anlamda "pek aşağı fiyat" bulunmadığı için İİK'nun 278/3-1.maddesine göre bağış olarak kabul etmek mümkün değildir. Mahkemece bu durum yaşam deneyimlerine uygun bulunmadığı için borçlu ve üçüncü kişi Yusuf Danışmaz arasında muvazaalı işlem olarak değerlendirilmiş ise de, dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davası olduğundan bu hal ancak İİK'nun 280/1.maddesine göre değerlendirilmelidir. İİK'nun 280/1. maddesinde ise "Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafça bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir" hükmünü içermektedir. Davalı üçüncü kişi borçlu ile ilişkisi olmadığını ve mali durumunu bilmediğini ispatladığı için bu madde kapsamında da iptal mümkün değildir. Bu durumda, davalılar ... ve ... arasındaki tasarrufla ilgili olarak da davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabul kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. 3.Kabule göre, dava dayanağı takip dosyalarından İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2012/7503 (eski) yeni İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2017/22886 sayılı dosyası ile ilgili olarak İstanbul 11. İcra Mahkemesinin 2021/305 Esas 2022/488 Karar sayılı ilamı ile icranın geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, bu takip dosyası hakkında da haciz ve satış yetkisi verilmesi, karardan sonra gelişen bir durum olmakla birlikte hatalı olmuştur. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün(1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ve ...'a iadesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.