Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1117 E. 2024/5395 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1117
Karar No
2024/5395
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/220 E., 2023/308 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/5712 Esas, 2020/7879 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı ...Otom. İnş. Hak. Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ..., hakkında takip başlatılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı ... plakalı araçlarını 15.10.2014 tarihinde davalı şirkete sattığını, belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ve 2017/233 Esas, 2017/95 Karar sayılı kararıyla; tasarrufun iptali davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/5712 Esas, 2020/7879 Karar sayılı ilâmı ile "..1.Dosyadaki yazılara toplanan delillere göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (md.141/3). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK.md.27) gereğidir. Bu husus aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkı kapsamında da güvence altına alınmış haklardandır. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, sabit görülen maddi vakıaları ve bunlardan çıkardıkları sonuç ve hukuki sebepleri gerekçelerine yansıtmalıdırlar. İnceleme konusu kararın gerekçesinde, belirtilen banka ve taşınmaz ifadeleri dosya ile ilgisi olmadığı gibi, dava konusu olayla ilgili somut bir değerlendirme de yapılmamış olması usul ve yasaya aykırıdır. 3. İİK’nun 280/1 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği,aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, davalı borçlu Kocaeli/Körfezde nakliye, harfiyat işmakinesi kiralama, alım ve satımı, üçüncü kişi şirket Sancaktepe, İstanbulda nakliye, iş makinesi alım satımını yapmaktadır. Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, borçlunun 15.10.2014 tarihi itibari ile 16 adet aracı mevcut olup, bunlardan 5 tanesini aynı gün davalı üçüncü kişi şirkete satmıştır. Borçlunun sapip olduğu aracın neredeyse 1/3 oranındaki emtiasını üçüncü kişiye devretmesi, ticari emtianın önemli bir kısmının devri niteliğindedir. Bu durumda davalılar borçlu ile davalı şirket arasındaki satış işleminin işyeri devri mahiyetinde olduğundan, İİK 280 inci madde gereğince kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın bedele dönüştüğü gerekçesi ile 660.000 TL'nin davalı üçüncü kişi şirketten tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Otom. İnş. Hak. Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Otom. İnş. Hak. Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, temyiz dilekçesinde; borçlunun ticari işletmesinin ve emtiasının devir tarihindeki tespiti yapılmadan karar verildiğini, düşük bedel iddiasının doğrulanmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ...Otom. İnş. Hak. Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Otom. İnş. Hak. Tur. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1117, K. 2024/5395, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1117-e-2024-5395-k-4758ed9083d2