Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/12041 E. 2025/11681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12041
- Karar No
- 2025/11681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/234 E., 2023/338 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... ile ...'ın müşterek çocukları diğer davacı ...'nun kardeşi olan ...'ın 09.05.2012 tarihinde motosikleti ile seyir halinde iken yolda bulunan çukur nedeniyle aracın çukura düşmesi sonucu yaralandığını bunun neticesinde kaldırıldığı hastanede yaşam mücadelesini kaybederek vefat ettiğini, ... Belediyesinde fen işleri müdürü olarak çalışan davalı ... hakkında açılan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/52 Esas, 2014/58 Karar sayılı ceza dava dosyasında taksirle ölüme neden olmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğunu ve mahkumiyet hükmünün kesinleştiğini, müteveffanın vefat tarihinde henüz 16 yaşında olduğunu belirterek davacılardan ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabının sorumlu olduğu miktar ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesine, fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; adli yargı mercilerinin bu davaya bakmakta görevli olmadığını idari yargı mercilerinin görevli olduğunu bu sebeple yargı yolu itirazında bulunduklarını, esas yönden ise kazanın oluşumunda davacıların murisi olan müteveffanın kusurlu olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesince yapılan kusur belirlemesini kabul etmediklerini, kazaya etken olduğu iddia edilen yol kusurunun (eğer var ise) Belediye tüzel kişiliğinin kollektif bir eksiklikliği olduğunu, hizmet kusurunun bulunduğunu, bundan mutlaka bir belediye personelinin sorumlu olması gerekmediğini, yapılan keşifte bilirkişi incelemesi neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebep olan çöküntünün içme suyu boru hattının tamiratı için açılmış çukurdan dolayı oluştuğunu, 30... tarihinde yapılan mahalli idareler seçimleri sonucunda içme suyu ve kanalizasyon hizmetlerinin ... Büyükşehir Belediyesine bağlı Antalya Su ve Atıksu (...) Genel Müdürlüğüne devredildiğini, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, görev yönünden de itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idarenin kamu hizmeti sırasında verdiği zarardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi bir durumun olamayacağını idarenin bir kamu hizmetini yaparken meydana geldiği iddia edilen zararın tazmini için açılan davaların İYUK'un 2. maddesi uyarınca tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılması gerektiğini belirterek yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise kazaya merhumun dikkatsiz tutum ve davranışlarının sebep olduğunu, kazanın oluşmasına sebep olan çöküntünün oluşumunda müvekkili idare ile personelinin hiçbir ihmal ve kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin olayın tek taraflı trafik kazası olması sebebiyle reddi gerektiğini, zira ölen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi sebebi ile de davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını, faizin olay tarihinden itibaren istenemeyeceğini belirterek öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin2.02.2015 tarih, 2014/257 E.-2015/37K. sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli yargı kolunun idari yargı olduğunun tespitine, görevli mahkemenin Nöbetçi Antalya İdare Mahkemeleri olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren İYUK madde 9 uyarınca 30 günlük süre içerisinde görevli mahkeme olan Antalya Nöbetçi İdare Mahkemesine başvurulması halinde açılacak davanın görülen davanın devamı olacağının ihtarına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2018 tarih ve 2015/18160 E.-2018/9458 K. sayılı bozma ilamında özetle; "Somut olayda, davacılar vekili, hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek davalı ...'na hizmet kusuruna dayalı olarak dava açmıştır. Buna göre, görev-yargı yolu yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınacak hususlardan olduğundan, mahkemece davalı ... hakkındaki dava tefrik edildikten sonra, bu davalı yönünden idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıkta yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm davalılar hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir" denilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi'nin 01.11.2021 tarih ve 2021/44 E.-2021/397 K. sayılı kararı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararı kapsamında mahkemenin Ticaret Mahkemesi sıfatının kalmaması nedeniyle iş bu dava dosyasında görevli ve yetkili olmadığının tespiti ile dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.05.2022 tarih ve 2022/383 E.-2022/388 K. sayılı kararı ile mahkemenin görevsiz olması nedeni ile davacıların davasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararına karşı mahkemece de görevsizlik kararı verildiğinden karar kesinleştiğinde dosyanın merci tayini için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2022 tarih ve 2022/2481 E.- 2022/1993 K. sayılı kararı ile dosya kapsamında uyuşmazlık konusu hakkında daha önce verilen İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nde temyiz incelemesinden geçtiği ve inceleme sonucunda bozulduğu, bu sebeple görev uyuşmazlığının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nce çözülmesi gerektiği anlaşılmakla yargı yeri belirlenmesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2022 tarih ve 2022/13422 E.-2022/15364 K. sayılı ilamı ile "Somut olayda iki mahkeme arasında gerçek anlamda karşılıklı olarak verilmiş bir görevsizlik veya yetkisizlik kararı bulunmamakta olup ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) verilen kararın devir kararı niteliğinde olduğu anlaşıldığından yargı yeri belirlenme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki kararı ile dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.12.2022 tarih ve 2022/881 E.-2022/930 K. sayılı kararı ile mahkemenin görevsiz olması nedeni ile davacıların davasının dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... 2. Asiye Hukuk Mahkemesi'nin 28.09.2023 tarih ve 2023/234 E.-2023/338 K. sayılı kararı ile davaya bakmakta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin nöbetçi Antalya İdare Mahkemeleri olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren İYUK madde 9 uyarınca 30 günlük süre içerisinde görevli mahkeme olan Antalya Nöbetçi İdare Mahkemesine başvurulması halinde açılacak davanın görülen davanın devamı olacağının ihtarına karar verilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 20.05.2024 tarih ve 2024/2656 E.-2024/6088K. sayılı kararı ile ... 2. Asiye Hukuk Mahkemesi'nin 28.09.2023 tarih ve 2023/234 E.-2023/338 K. sayılı kararı ile davaya bakmakta idari yargı kolunun görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği ve anılan kararın davalı tarafça temyiz edildiği, dolayısıyla 6100 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebepler bulunmadığı anlaşıldığından ilgili Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkili idare ve diğer davalı ... aleyhine açılan tazminat davası ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/43 Esas sayılı dosyasında devam etmekte iken müvekkili idare yönünden dosyanın tefrikine karar verildiğini ve ayrı bir esasa kaydedilerek iş bu temyize konu dava dosyasının açıldığını, diğer davalı ... hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/43 Esas sayılı dosyasında aynı talepleri içeren dava devam etmekte iken müvekkili idare aleyhine İdare Mahkemesinde davanın devam edeceğini, bu durumda, davacının hem müvekkili idareden ayrı bir tazminat hem de ...'den ayrı bir tazminat almasının söz konusu olacağını, bu hususun hukuk sistemiyle bağdaşmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; 09.05.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların haksız fiil sorumlusu davalı idareden talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Somut olayda davacı vekilinin hizmet kusuru nedeni ile davayı ... Belediye Başkanlığına da yönelttiği, mahkemece dosyanın tefrik edilerek 2023/234 E. sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılamada davaya bakmaya idari yargı kolunun görevli olduğu belirtilerek mahkemenin görevsizliğine karar verildiği anlaşılmaktadır. Tefrik edilen dava dosyasında davalı taraf ... olmakla karar başlığında Güvence Hesabının da davalı olarak gösterilmesi doğru olmamıştır. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 6099 sayılı Kanun ile değişik 110. maddesi uyarınca: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu kanun hükümleri uygulanır." düzenlemesi getirilmiştir. İlgili kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere; trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerin alınmamasından kaynaklanan sorumluluk davalarında dahi dava adli yargı mahkemelerinde görülecektir. Dosya kapsamından; davalı idarenin trafik güvenliğini ilgilendiren konularda gerekli önlem ve tedbiri almaması nedeniyle davaya konu zararın meydana geldiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun açık düzenlemesi karşısında, uyuşmazlığın esasının adli yargıda çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, davalı ... Belediyesi'nin trafik güvenliğine yönelik önlemleri almamasından dolayı neden olduğu zararın tazmini isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekirken mahkemece, davalı ... yönünden açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeksizin yargı yolu bakımından usulden red kararı verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı ... Belediyesi'ne iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.