Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11264 E. 2026/278 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11264
Karar No
2026/278
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1001-2024/986 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-56949 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/294446

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunan araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu aracın 24.01.2016 tarihinde karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin tetkiki ile yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, bilirkişi raporu doğrultusunda başvuranın kaza ile illiyeti bulunan maluliyeti bulunmadığı" gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvuru sahibinin usulüne uygun düzenlenen maluliyet raporuyla sigorta şirketine başvuru yapmadığından HMK 115.maddesi uyarınca başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu hükme esas alınarak esastan red kararı verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek başvuru sahibi vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 20.06.20 24... /294446 karar sayılı kararın kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili adına ... Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan raporda %5 oranında maluliyetinin olduğunun tespit edildiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan raporda davacının maluliyetinin olmadığının belirlendiğini ve bu raporun hükme esas alındığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek rapor talebinde bulunulmuşsa da taleplerinin kabul görmediğini, bu durumun hak kaybına nadan olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi tanzim edilen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eldeki davada kaza, 24.01.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda, davacı tarafından sunulan 06.10.2023 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre düzenlenen raporda maluliyet oranının %5 olarak belirlendiği, davacıda kaza nedeni ile sağ kaş üzerinde 3 cm boyutunda 0,5 cm derinliğinde kesi meydana geldiği ve sabit iz niteliğinde olduğu, raporun bir ortopedi, bir beyin sinir cerrahisi ve bir adli tıp uzmanının yer aldığı heyet tarafından düzenlendiği, ancak yönetmelikte belirtilen yara izinin vücut yüzeyinde kaplaması gereken oran ve sabit iz yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi raporu hazırlayan heyette uzman hekimin bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyada maluliyet oranının belirlenmesi için aldırılan ve bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 07.04.2024 tarihli raporda; davacıda meydana gelen 3 cm lik yara izinin vücut yüzeyinin %0,02 sine denk geldiği bundan dolayı maluliyet oranı tespitine mahal olmadığı belirtilerek maluliyet oluşmadığı belirlenmiştir. Bu haliyle dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde cildiye/ plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kurulundan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/11264, K. 2026/278, T. 07.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-11264-e-2026-278-k-3b2cf3ad6813