Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9992 E. 2026/5307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9992
- Karar No
- 2026/5307
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1981 Esas - 2023/927 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/419 Esas - 2021/528 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalı .... adına gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 05.05.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile kırmızı ışıkta beklediği sırada davalı .... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan aracın müvekkilinin aracına arkadan çarptığını, kaza esnasında plakaları tespit edilemeyen başka araçların olay yerinden hızla geçmeleri sonucu müvekkilinin gözüne cam kırıklarının isabet ettiğini, müvekkilinin görme kaybı yaşadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporunda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yaralanmasına trafik kazasının sebebiyet verdiğini, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu olduğunun davacı tarafça tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine karşın bildirilen tanıkların dahi dinlenilmediğini, davalı .... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında müvekkilinin kusuru olmadığını, yaralanması sırasında müvekkilinin yaya konumunda olmadığını, ilk kaza sonrası araçtan inmesi ile yaralanması arasında çok kısa bir süre olduğunu, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kaza yerinden geçerken hızını düşürmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalılardan .... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrasında davacının yolda bulunan araç parçalarını topladığı sırada olay yerinden geçen ve plakası tespit edilemeyen aracın lastiğinden fırlayan cam parçasının davacının gözüne isabet etmesi ve bu nedenle davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutağında kazaya karışan araçların davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı .... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç olduğu, tutanağın maddi hasarlı trafik kazası şeklinde düzenlendiği ve bu kaza sonucunda herhangi bir yaralanma olmadığı, tutanakta kazanın oluşu ve kusur dağılımının ardından davacının kaza sonrası araç dışında bulunduğu sırada yoldan geçen araçlardan sıçrayan cam parçalarının gözüne zarar vermesi neticesinde hastaneye gittiğinden alkol kontrolü yapılamadığına dair tespitin yer aldığı, davacının soruşturma dosyasında alınan ifadesinde maddi hasarlı trafik kazası sonrasında trafik ekipleri tarafından tutanak tutulduğunu, olayın sonunda yolda kazadan dolayı araçlardan kopan parçaları topladığı sırada solundan geçen bir aracın, olay yerinde bulunan cam parçalarının üzerinden geçmesi neticesinde fırlayan bir cismin gözüne isabet ettiğini ve bu nedenle yaralandığını beyan ettiği, İlk Derece Mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden alınan 30.10.2020 tarihli raporda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/c maddesini, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün aynı Kanunun 52/1-b maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, gerekçe değiştirilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacının yaralanmasına sebep olan olay gözetildiğinde 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz olduğu belirlenmiştir. Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, davacının beyanı, 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gözetilerek tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliyle karar verildi.