Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9930 E. 2023/12210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9930
Karar No
2023/12210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/158 E., 2022/254 K. DAVA TARİHİ : 15.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Derindere... Oto San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.06.2014 tarihinde banka tarafından kredi kartları borçlarının tahsili amacıyla Of İcra Müdürlüğü'nün 2014/277 sayılı doyası ile takip başlatıldığını, borçlu adına kayıtlı herhangi bir mal varlığı tespit edilemediğini, taraflarınca yapılan araştırmada borçlu adına kayıtlı araçlar bulunduğu ancak müvekkilinden mal kaçırmak maksadıyla adına kayıtlı araçları 3. kişilere devrettiğini belirterek; dava konusu araçlar üzerinde yapılan satış tasarruflarının iptalini ve cebri icra yolu ile satışına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; 54 SK 273 plakalı aracının hiç olmadığını,...plakalı aracı Yapı Kredi Bankasından almış olduğu kredi ve elden aldığı borç para ile satın aldığını, ekonomik durumun bozukluğu nedeniyle aracını Zeytinburnu Toyota ... bayine satarak rehin alacağı olan Yapı Kredi borçlarını ve elden aldığı borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin...plakalı aracı Toyata marka araçların yetkili satıcısı ...Turizm Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş'den satın aldığını, müvekkilinin borçlu davalıyı hiç tanımadığını ve muvazaaya da karışmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. 4. Davalı Derindere... Oto San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.12.2015 tarihli ve 2015/14 Esas, 2015/758 Karar sayılı kararı ile; davacı, davalı ...'ın 54 SK 273 plakalı aracın maliki olup aracı devrettiğini kanıtlayamadığından ve ...plakalı aracın sahibi, aracı Toyota'dan devralan iyiniyetli 3. kişi olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2019/2617 Esas, 2020/5456 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda dava konusu...plakalı aracın davalı borçlu ... adına kayıtlı iken 02.05.2014 tarihinde dava dışı 3. kişi ...Turizm Otomotiv A.Ş.'ye, 20.05.2014 tarihinde ise dava dışı ...Turizm Otomotiv A.Ş. tarafından davalı 4. kişi ...’a devredildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK'nun 282 madde gereğince öncelikle dava konusu...plakalı araç yönünden borçlu ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan dava dışı 3. kişi ...Turizm Otomotiv A.Ş.’nin davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Yine dava konusu edilen 54 SK 273 plakalı araç yönünden mahkemece her ne kadar davacının, davalı ...'ın 54 SK 273 plakalı aracın maliki olduğunu ve aracı devrettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun değildir. Dava konusu edilen 54 SK 273 plakalı aracın daha önce ...plaka ile davalı borçlu ... adına kayıtlı iken dava dışı kişilere devredildiği en son 04.07.2014 tarihinde dava dışı ... tarafından davalı ...’e devredildiği, bu sırada aracın plakasının değişerek 54 SK 273 plakasını aldığı anlaşılmakta olup; mahkemece bu aracın öncelikle borçlu ... tarafından sırasıyla kimlere devredildiği tespit edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece bu aracın borçlu ... tarafından kime devredildiği tespit edilerek borçlu ile bu kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan; davaya dahil edilmesi, davacı vekili aradaki diğer tespit edilecek maliklerin tamamının da kötüniyetli olduğunu iddia ederek son malik olan ...’e dava açtığından aradaki tüm maliklerin de tespit edilerek davaya dahil edilmesi için davacı vekiline süre verilmesi duruşma gün ve saatinin borçludan sonraki tüm maliklere tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması dava konusu tüm tasarrufların İİK'nın 277, 278, 279, 280, 283 üncü maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın devir edildiği dava dışı kişilerin dosya kapsamında tespit edildiği, davaya dahil edilmeleri için davacı vekiline süre verildiği, ancak davacı vekili beyanında davada iyi niyetli dördüncü kişi konumundaki yeni maliklere yönelik talepte bulunmadıkları, davayı bedel davasına dönüştürdüklerini belirttiğinden davaya tazminat olarak devam edildiği, iptal davasına konu taşınırın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması ve dördüncü kişinin iyiniyetli olması halinde İcra İflas Kanununun 283/2 maddesi uyarınca malın elden çıkarıldığı tarihteki değeri oranında (davacının alacağı ile sınırlı kalmak kaydıyla) tazminata hükmedilmesi ve hüküm tarihinden itibaren bu tazminata faiz yürütülmesi gerekçesiyle davanın kabulüne; 24.910,56 TL tazminatın hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı kuruma verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Derindere... Oto San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat tutarına hüküm tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, ancak tarafların temerrüde düşme tarihleri dava tarihi olduğundan faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar araçların devir tarihindeki değerinin taraflardan alınması gerekiyorsa da mahkemece aracın bedeli konusunda herhangi bir rapor alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın 54 SK 273 plakalı aracın maliki olmadığını ve müvekkili ...'e dava konusu aracı devretmediğini, müvekkilinin davalı ...'yu tanımadığını, aracı devraldığı kişinin ... adlı şahıs olup müvekkilinin bu şahısla da herhangi bir bağı bulunmadığını, davacının sonraki maliklerden bir taleplerinin olmadığını beyan etmesine rağmen mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin aracı bayiden almış olması ve iyiniyetli olması yanında mahkemece böyle bir araştırmaya girilmeden davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğunu kabul etmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında da davalı müvekkilinin hangi gerekçeyle iyi niyetli olmadığı sonucuna varıldığına ilişkin tek bir cümle dahi yazılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalı Derindere... Oto San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davacının elinde davalı borçlunun aciz durumda olduğunu gösteren bir belge bulunmadığını, müvekkilinin toyota yetkili bayii olup araç alıp satarak gelir elde ettiğini ve kötüniyetli olamayacağını, aracı davacı bankayı zarara uğratmak kastıyla devraldığına ilişkin hiç bir somut delil sunulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabilir. (İİK.m.277) Bu husus, dava şartı olup, hâkim görevi gereği yargılamanın her aşamasında doğrudan gözetmek zorundadır. Somut olayda, dava dayanağı olan icra takip dosyasında İİK'nun 105. maddesinde belirtildiği şekilde borçlu davalı ...'nun adresinde yapılmış bir haciz bulunmadığı gibi İİK'nun 143.maddesinde belirtilen aciz belgesi de sunulmamıştır. Bu durumda, davalı borçlu ...'nun aciz hali ispatlanmamış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 3. Kabule göre; İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda dava konusu...plakalı aracın davalı borçlu ... adına kayıtlı iken 02.05.2014 tarihinde davalı 3. kişi ...Turizm Otomotiv A.Ş.’ye, 20.05.2014 tarihinde ise davalı ...Turizm Otomotiv A.Ş. tarafından davalı 4. kişi ...’a devredildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; aracın devredildiği dava dışı kişilerin davaya dahil edilmeleri için davacı vekiline süre verildiği, ancak davacı vekilinin davada iyi niyetli dördüncü kişi konumundaki yeni maliklere yönelik talepte bulunmadıklarını, davayı bedel davasına dönüştürdüklerini belirttiğinden davaya tazminat olarak devam edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; 24.910,56 TL tazminatın hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından, ...plakalı aracın devredildiği davalı 3. kişi ...Turizm Otomotiv A.Ş.'nin toyota bayii olduğu anlaşılmakta olup, bu şirketin borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını zarara uğratma kastını bilebilecek durumda olduğu ispatlanamamıştır. Aracın daha sonra devredildiği davalı 4. kişi ... ise bu aracı toyota bayiinden almış olup, kötüniyeti ispatlanamadığından davanın bu araç yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4.Yine kabule göre; dava konusu ...plakalı araç 19.04.2011 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı 3. kişi ...'a devredilmiş, daha sonra aracın plakası değiştirilerek ... plakayı aldığı anlaşılmış, 06.09.2011 tarihinde dava dışı 3. kişi ... tarafından dava dışı 4. kişi...ya, onun tarafından 06.04.2012 tarihinde dava dışı 5. kişi ... ...'e, 03.07.2012 tarihinde dava dışı 6. kişi ...'a, 11.12.2012 tarihinde dava dışı 7. kişi... isimli kişiye devredilmiş, daha sonra aracın plakasının yine değiştirilerek 54 SK 273 plakayı aldığı anlaşılmış, 26.06.2014 tarihinde dava dışı 8. kişi ...'ya, en son 04.07.2014 tarihinde davalı 9. kişi ...'e devredilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı borçlu ... ile aracı devrettiği dava dışı 3. kişi ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan; dava dışı 3.kişi ...'ın davaya dahil edilmesi, daha sonra davacı vekilinin tespit edilen hangi kişiye kadar davaya tazminat davası olarak devam edeceğinin sorulması, buna göre taraf teşkilinin sağlanması, bildirecekleri delillerin toplanması dava konusu tüm tasarrufların İİK'nın 277, 278, 279, 280, 283. maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi, hangi kişiler yönünden hangi gerekçeyle iptale tabi olduğunun tartışılarak, bu sonuca varılması halinde sadece bu kişilerin tazminat ile sorumlu tutulması diğer kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yine taraf teşkili sağlanmadan ve tüm davalılar aleyhine olacak şekilde tazminata karar verilmesi isabetli görülmemiştir. 5. Yine kabule göre; davanın İİK'nun 283/2 maddesi gereğince bedele dönüşmesi halinde, üçüncü kişinin davacının icra takibine konu alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere bu bedel ile sorumlu tutulması gerekir. Bu bedel üzerinden faiz yürütülmesi mümkün olmadığı halde, bedel üzerinden faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırıdır. V. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3), (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davalı Derindere... Oto San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, (2), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalılar ..., ..., Derindere... Oto San. ve Tic. AŞ'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9930, K. 2023/12210, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9930-e-2023-12210-k-9d19965d231d