Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3456 E. 2024/10053 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3456
Karar No
2024/10053
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/128 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı ekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 21.10.2015 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'a devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/377 Esas 2019/174 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/1377 Esas 2020/427 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin aynı gerekçelerle reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 06.06.2023 tarihli ve 2021/1634 Esas, 2023/7527 Karar sayılı ilâmı ile; "...Somut olayda, davacının alacağı 10.07.2012 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış, iptali istenilen tasarruf 21.10.2015 tarihinde borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş, dava 12.07.2017 tarihinde 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış ve 03.04.2017 tarihli hacizlerin İİK'nın 105.maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmaz 21.10.2015 tarihinde tapuda 25.500,00 TL satılmıştır. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki değerini 289.000,00 TL olarak belirlemiştir. Davalılar satış bedelinin tapuda nakten ödendiğini ve aynı gün davacı alacaklının asıl borçlusu, davalı ... ve eşi ...'ın ortağı olduğu ..Ltd.Şti hesabına muhasebeci ... tarafından yatırıldığını ileri sürmüştür. Davalı borçlu tarafından sunulan 21.01.2015 tarihli banka dekontunda ... Teknik Ltd. Şti hesabına ... tarafından 288.000,00 TL yatırıldığı görülmüştür. Tanık olarak dinlenen ... ve ... iddiayı teyit etmiştir. Davalı borçlular ile üçüncü kişi arasında yakınlık tanışıklık olduğu, birbirleri ile ticaret yaptıkları yönünde bir delil sunulmamış ve bu husus somut olarak ispatlanmamıştır. (İİK m 280/1) Bu halde satış günü, borçlunun ve eşinin ortağı olduğu ve aynı zamanda asıl borçlu şirketin hesabına taşınmazın değerine çok yakın bir paranın yatırılmış olması, satış bedelinin ödendiği şeklinde kabul edilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ödeme belgesi olarak kabul edilen belgede, dava konusu taşınmazın bedeli olduğu yönünde açıklama olmadığını, davalı üçüncü kişi dışındaki kişilerin yaptığı ödemelerin taşınmaz bedeli olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, borçlu ve üçüncü kişinin aynı alanda faaliyette bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/3456, K. 2024/10053, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-3456-e-2024-10053-k-e5c0b509abf2