Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4110 E. 2023/2447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4110
- Karar No
- 2023/2447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 - 2020/128 HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kısmen Kabul, Birleşen Dava Kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Maliye Hazinesi temsilcisi ve Hakkari Gümrük Başmuhafaza Müdürlüğü adına Doğu Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Esendere Gümrük Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; ... tarafından işletilmekte olan tankerin taşımakta olduğu motorinin kaçak olduğu zannıyla 28.01.2003 tarihinde alıkonulduğunu, Çukurca Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/17 sayılı dosyasında müvekkkili ile birlikte tüm sanıkları beraat ettiğini, ceza davası dosyası incelendiğinde yargılamanın yıllarca sürüncemede bırakıldığını, usul ve yasaya aykırı bir sürü işlem yapılarak pek çok zaman kaybedildiğini, davalılardan ...'ne yediemin olarak aracın teslim edildiğini, zaman içinde hurdaya dönen aracın taraflarına teslim edilemediğini, Gümrük Müdürlüğü'nün suçtan zarar gören olarak davaya katıldığı ve kararı temyiz ettiğini, her üç davalının da usulsuz işlemleri nedeniyle müvekkilinin 2003 yılından beri tankeri işletemediğini, davalıların kusurları nedeniyle oluşan tanker bedeli ve kazanç kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri asıl ve birleşen davaya vermiş oldukları cevap dilekçeslerinde; davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, esastan da el koymanın mevzuat gereği olduğunu ve kendilerine atfedilebilir kusur bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.05.2015 tarih ve 2012/38 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararıyla; "...davanın araç bedeli yönünden kısmen kabulüne ve haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine, aracın işletilememesi nedeniyle oluşan zarar yönünden fazlaya ilişkin haklar saklı olmak kaydıyla davanın kabulüne ve dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle "Davacının araç bedeline ilişkin tazminat talebinin kısmen kabulüyle 7.333,33 TL tazminatın el koyma tarihi olan 28.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının aracın işletilememesi nedeniyle tazminat talebinin kabulüyle 35.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 18.02.2019 tarih ve 2016/10894 Esas, 2019/763 Karar sayılı ilamı ile "... aracın kayıt malikinin dava dışı ... olduğu, el koyma işlemi sırasında dava dışı ... tarafından kullanıldığı, davacının ceza dosyasındaki ifadesinde aracın maliki olduğunu beyan ettiği, dava dilekçesinde aracın işleteni olduğunu belirttiği, ceza dava dosyasında ise aracın kayıt maliki olan ...'a iadesine karar verildiği gözetilerek, davacı ...'ın aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp sonucuna göre karar verilmek üzere" mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesine göre davacının aracın kiralayanı olarak kullanma ve yararlanma hakkına sahip olduğu gerekçesiyla davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Maliye Hazinesi temsilcisi ve Hakkari Gümrük Başmuhafaza Müdürlüğü adına Doğu Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Esendere Gümrük Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Maliye Hazinesi temsilcisi; mahkeme tarafından delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Maliye Hazinesi temsilcisi ve Hakkari Gümrük Başmuhafaza Müdürlüğü adına Doğu Anadolu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Esendere Gümrük Müdürlüğü vekili; davanın usulden ve esastan reddi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımından reddine karar verilmemesi nedeniyle de kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait araca kaçakçılık suçunda kullanıldığından bahisle haksız olarak el konulduğu ve ceza yargılaması sonunda iadesine karar verildiği iddiasıyla maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dairemizin davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması için mahkeme kararını bozmasının ardından, mahkemece bozmaya uyularak verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Şu durumda, aracın işleteni olduğunu iddia eden ve ceza dosyasındaki ifadelerinde aracın maliki olduğu savunmasını yapan davacı ... tarafından dava dosyasına aracın ruhsat maliki ...'tan kiralandığına dair Şanlıurfa 2. Noterliği'nce düzenlenen 20.06.2001 tarih ve 09027 sayılı araç kiralama sözleşmesi ve Kadıköy 13. Noterliğince düzenlenen 18.06.2001 tarih ve 14963 sayılı vekaletname ve Kadıköy 18. Noterliğince düzenlenen 19.03.2022 tarih ve 09940 sayılı vekaletname asılları ilgili Noterliklerden talep edilerek dosya içerisine alınıp, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek aktif dava ehliyeti konusu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.