Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9733 E. 2023/12387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9733
- Karar No
- 2023/12387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/549 E., 2021/550 K. HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2019 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin karıştığı kazada davacının yaralandığını, Kocaeli Üniversitesinden alınmış olan raporda davacının maluliyet oranının %9.75 olarak belirlendiğini, bu rapor ile davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde biir kısım ödeme alındığını fakat davalı tarafça yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaması nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını, davacının maluliyetinin her geçen gün artmakta olduğunu, güncel tarihli Bursa Şehir Hastanesinden alınmış ve yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış raporda davacının maluliyetinin %34 olarak belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 314.369,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesine, aksi takdirde kusuru, maluliyeti kabul etmediklerini, yeni Genel Şartlara göre hesaplama yapılmasını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne; 314.369,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılması gerektiğini, usule uygun başvuru olmadığından temerrüt oluşmadığını, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin artan maluliyete ilişkin olduğu, dosyada yer alan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.03.2020 tarihli raporda maluliyet oranı % 9,75 olarak tespit edildiği, 24.09.2020 Bursa Şehir Hastanesi Erişkinler İçin Terör, Kaza, Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda başvurucunun maluliyet oranının %34 olarak tespit edildiği, maluliyet raporu incelendiğinde başvuranın fonksiyonlarında gerileme olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla artan maluliyete ilişkin tespitlerin yapıldığı, maluliyet raporunun yerleşik Yargıtay kararları gereği kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlendiği, maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağını içerdiği, güncel kararlar gereği % 1,8 teknik faiz indirimi kullanılmadan TRH 2010 2010 Tablosu uygulanmasına ve yerleşik Yargıtay kararları gereği progresif rant yöntemine göre hesaplanması gerektiği, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usule uygun olduğu gerekçeleriyle diğer itirazların reddine ancak davacının yaralanması gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ; davalı vekilinin, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 19/04/2021 – K-2021/48329 sayılı karara karşı yaptığı müterafik kusur itirazının kabulüne, diğer itirazların reddine, hakem kararının kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulüyle, 278.688,40 TL sürekli maluliyet tazminatının 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yolcu olarak bulunan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesi. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya %9.75 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %.9.75 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor ile davacının dosyaya sunduğu hükme esas alınan 24.09.2020 tarihli sağlık kurulu raporu karşılaştırılarak maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak maluliyet raporunda belirlenen oranlara göre kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle aktüer raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve AAÜT’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.