Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9602 E. 2023/13020 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9602
Karar No
2023/13020
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/284 Esas-2021/364 Karar DAVACILAR : 1-... 2-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... DAVA TARİHİ : 29.07.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/328 Esas-2020/381 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.09.2015 tarihinde davalı ...’ın maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayalara çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacıların yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacıların her biri için ayrı ayrı 1,00'er TL maddi, 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinin sorumluluk düzeyiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat talebinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, dava öncesi davalı şirkete başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazada kusurlu olmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiğini, Karayolları Trafik Kanununa göre otoban üzerinde karşıdan karşıya geçmenin yasak olduğunu, davacıların kusurlu olduğunu, tazminat taleplerini kabul etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza dosyasında 26.03.2019 tarihinde sunulan ATK raporunda davalı ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, davalının ilgili ceza dosyasında beraat ettiği, 17.06.2020 tarihinde kararın kesinleşmiş olduğu, Hukuk Hâkiminin ceza dosyasındaki kusur raporu ile bağlı olmaması nazara alınarak mahkemece aldırılan ATK raporlarında da aynı şekilde meydana gelen trafik kazası neticesinde davalının kusursuz olduğunun asli ve ek rapor ile belirtildiği, kazanın oluşumunda yayaların kaza mahallinde mevcut olan yaya alt geçidini kullanmayarak yoldan geçmeye çalışması neticesinde kazanın meydana geldiğinin belirtildiği bilirkişi raporunun denetime açık, karar vermeye elverişli olduğu, bu nedenle yeniden bilirkişi raporu alınmasının yargılamaya yenilik getirmeyeceği değerlendirildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ve davalının kullanmış olduğu aracın sigortacısı olan davalı şirket yönünden açılan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, dosya arasında bulunan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nca alınan bilirkişi ... tarafından düzenlenen kusur raporu ile Adli Tıp Kurumu'nun düzenlediği rapor arasında çelişkinin bulunduğunu, kusur raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; gerek yargılama sırasında alınan gerekse Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/223 Esas ve 2019/515 Karar sayılı dosyasında alınan kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde davacıların tam kusurlu olduklarının belirtilmesine, davacılar vekilinin kazanın oluş şekli ve kusur durumuna yönelik tüm itirazlarının alınan bilirkişi raporlarında tartışılıp değerlendirilmiş olmasına göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davalı sürücünün sevk ve idaresinde iken davacı yayalara çarpması sonucu meydana gelen 09.09.2015 tarihli trafik kazasında davacıların yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkeme karar başlığında davacılardan ...'nın isminin hatalı yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüş ve bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, dosya kapsamında alınan raporlarda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun anlaşılmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9602, K. 2023/13020, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-9602-e-2023-13020-k-5c50fe4d6687