Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8898 E. 2023/11199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8898
- Karar No
- 2023/11199
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/8487 E., 2019/302 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2019/İHK-13045 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2019/56351 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalılar vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı 11.02.2014 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda yolcu konumundaki davacının yaralanıp % 8,2 oranında malul kaldığını belirterek, şimdilik 5000,00 TL sürekli ve geçici iş gücü kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 92.732,27 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza soruşturmasında yapılan uzlaşma nedeniyle davanın reddini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, maluliyet oranının usulüne uygun olarak tespiti gerektiğini, kusur durumunun tespitini, SGK ödemesi varsa mahsubunu, temerrüde düşülmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, tazminat hesabının genel şartlar dikkate alınarak yapılmasını, vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddini, ceza soruşturmasında yapılan uzlaşma nedeniyle davanın reddini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, maluliyet oranının usulüne uygun olarak tespiti gerektiğini, kusur durumunun tespitini, SGK ödemesi varsa mahsubunu, yapılacak hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını , vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılara sigortalı araç sürücüleri kazadaki tam kusuru ve davacının sunduğu rapordaki % 10,2 maluliyet oranı üzerinden, aktüer raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 92.732,27 TL'nin 21.02.2019'dan işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri ayrı ayrı itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde; ceza soruşturmasında yapılan uzlaşma nedeniyle davanın reddini, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde; zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini, ceza soruşturmasında yapılan uzlaşma nedeniyle davanın reddini, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacı tarafça sunulan raporda %8,2 maluliyet oranı tespit edildiğini, davacı tarafça bu orana itiraz edilmediğinden taleple bağlılık ilkesi dikkate alınmadan %10,2 oran üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, kusur durumunun tespiti ile kusur oranlarına göre karar verilmesini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasını, vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davadan önce davalı tarafa uslüne uygun başvurulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük görülmediği; davalıların geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu oldukları, uzlaşma sağlandığına yönelik belge sunulmadığı, davacının hatır için taşındığını ispata dair delil sunulmadığı, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı taraf vekillerinin itirazının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu yolcu konumdaki davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-2023/141 sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, Anayasa Mahkemesi'nin 26.07.2023 tarihli kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrasının beşinci cümlesi olan; '' uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz'' bölümünün iptal edilmiş olmasına göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza nedeniyle davacı müvekkilinin %8,2 oranında maluliyeti bulunduğunu belirterek bu maluliyet oranına göre karar verilmesini talep etmiştir. Tahkim yargılaması sırasında uyuşmazlık hakemince alınan raporda davacının maluliyet oranı %10.2 olarak belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince %10.2 oranı esas alınarak düzenlenen hesap raporu benimsenerek hüküm kurulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesinde, aldıkları raporla maluliyet oranının %8,2 olarak tespit edildiğini belirterek ve maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan tazminat istemiyle dava açmış olup, maluliyet oranı konusunda kendisini sınırlamıştır. Davacının maluliyet oranı bakımından talebini (%8,2 oranı ile) sınırladığı ve artan maluliyete dair bir talebi de olmadığı dikkate alındığında, Hakem Heyetince tahkim yargılaması sırasında aldırılan rapordaki %10.2 maluliyet oranı üzerinden hesaplamanın yapıldığı aktüer raporu esas alınarak karar verilmesi, HMK’nın 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olmuştur. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince davacının %8,2 maluliyet oranıyla kendisini bağladığı dikkate alınarak, sürekli maluliyet zararının %8,2 oranı üzerinden (karar sadece davalı taraf vekillerince temyiz edildiğinden, önceki karara esas alınan aktüer raporundaki diğer veriler aynı kalmak suretiyle) hesap yapılması için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralı da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının talebi aşılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.