Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8874 E. 2023/11480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8874
Karar No
2023/11480
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/500 - 2021/456 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-16299 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/42070 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.05.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 199.541,98 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının kazada çene kemiğinin kırıldığını, buna göre davacının kaza esnasında kask takmadığının anlaşıldığını, bu nedenle hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının sunduğu rapordaki % 10 maluliyet oranı üzerinden, PMF 1931 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre 18.01.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile 199.541,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davacının kaza esnasında kask takmaması ve sürücü belgesi olmayan sürücünün aracına bilerek binmesi sebebiyle aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 199.541,98 TL üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 159.633,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının gelirine ilişkin belgenin sunulmadığını, asgari ücretin 1,5 katına göre yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihi itibariyle faize hükmedilmesi, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazı üzerine yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, buna göre iki adli tıp uzmanı ile bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.06.2021 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 5 oranında olduğu, % 5 maluliyet oranı, % 100 kusur, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile % 1,8 teknik faize göre 01.07.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 65.011,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, hesaplanan bu miktardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 52.009,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan % 5 oranlı maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporun davacı muayene edilmeksizin tedavi evrakları üzerinden hazırlandığını, davacının maluliyet oranının 21.09.2020 tarihli İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporuna göre %10 olduğunu, tazminat hesabının PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, aksi kanaat olması halinde ise tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 21.09.2020 tarihli raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %10 oranında olduğunun tespit edildiği, raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, % 10 oranına göre tazminatın hesaplanarak karar verildiği, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, buna göre iki adli tıp uzmanı ile bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.06.2021 tarihli raporun alındığı, bu raporun 21.05.2018 kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, raporda davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 5 oranında olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Şu durumda hükme esas alınan 05.06.2021 tarihli raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi isabetlidir. Ancak raporun davacının muayenesi yapılmaksızın, dosya kapsamındaki tedavi evrakları üzerinden hazırlandığı, önceki raporda davacının tandır ekmeği gibi sert gıdalar dışında şikayeti olmadığını belirtmesi gerekçe gösterilerek maluliyetin tespitinde 1/2 oranında indirim yapıldığı görülmüş olup, raporun davacının güncel muayenesi yapılmaksızın ve yetersiz gerekçe ile maluliyet oranında indirim yapılması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının güncel muayenesi yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiş olmakla birlikte, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin itiraz ve kabulü nedeniyle, tazminat hesabında PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerekli görülmüştür. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih - 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki, esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, PMF 1931 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi (davalı lehine olacak biçimde daha kısa ömür süresi belirlediği halde davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazı bulunmadığından ve temyiz dilekçesinde PMF 1931 Tablosu'nun kullanılması gerektiğine ilişkin talebi bulunduğundan), %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak yapılacak tazminat hesabına göre karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince TRH 2010 Tablosu ve % 1.8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8874, K. 2023/11480, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8874-e-2023-11480-k-c5746f1f2b57