Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8465 E. 2024/3114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8465
Karar No
2024/3114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/18 E., 2023/314 K. Avukat ..., Avukat ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... ... 4- ... vekili Avukat ... 5- ... vekili Avukat ... 6- ... vekili Avukat ... 7- ... vekili Avukat ... 8- ... DAVA TARİHİ : 04.12.2008 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında kurum zararına dayalı alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevli olan davalıların Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık kurumlarında kullanılmak üzere pazarlık usulü ile "server ve bilgisayar donanımı" alımında (26.10.2006 tarih ve 2006-156122 kayıt nolu ihale ile) Kamu İhale Kanunu ve ilgili yönetmeliklerine aykırı davranarak kurumu 33.864,00 TL zarara uğrattıklarını, durumun ... başmüfettişi tarafından düzenlenen 16.06.2005 tarihli, 77/13 sayılı rapor ile tespit edildiğini, davalılara rapora konu kurum zararını ödemeleri için tebligat yapıldığını ancak verilen süre içerisinde herhangi bir ödemede bulunmadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 33.864,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 03.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; husumet ve görev itirazları bulunduğunu, memurların kamu görevinden dolayı bir zarar doğmuş ise önce idare aleyhine daha sonra rücuen devlet memuruna dava açılması gerektiğini, davanın dayanağı olan müfettiş raporunun taraf delili olmaktan başka bir niteliği olmadığını, müvekkillerinin kanun ve yönetmelikleri uygun hareket ettiklerini, zarar belirleme yöntemlerinin tamamen yanlış ve kasıtlı olup değerlendirme için alınan bazlarda yetersiz olduğunu, müfettiş tarafından hatalı taleple veri toplanıldığından müesseselerce verilen cevapların da yanlış olduğunu, veriler yanlış olduğundan varılan sonucun da hatalı olduğunu, olayda davalıların yetki ve görevlerinin farklı olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının da, zarar var ise tespit edilmesi gerektiğini, kusur yoksa sorumluluğun da olmayacağını, ...Valiliğinin 23.10.2008 tarihli ve 2000/45 sayılı kararında tüm ihaleler itibari ile müvekkilleri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verildiğini, bunun müvekkillerinin kusursuz olduğunun en önemli delili olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davaya ihaleyi kazanıp haksız kazanç elde eden E-sağlık Bilgi Yönetimleri Ltd. Şirketinin davacı tarafından dahil edilmesi veya davanın kendisine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu ihale komisyonundaki görev ve yetkilerinin açık olduğunu, komisyon üyesi olarak ihaleye konu teklifin miktar yönden tahkik ve tespiti ve değerlendirilmesinin müvekkilinin görev ve yetki alanında olmadığını, görevinin ihale dosyasının yasanın aradığı şekil şartlarına uygunluğunu sağlamak ve dosyayı tanzim etmek olduğunu, müvekkili hakkında soruşturmaya izin verilmemesi kararı çıktığını, illiyet rabıtası bulunmadığını, davalının olay nedeni ile büyük üzüntü çektiğini, davaya konu kişilerin görev ve yetkilerinin aynı olmadığını ancak hepsinin bir sorumlu tutulduklarını, sorumluluğun en azından nispileştirilmesi gerektiğini, dava konusu ihalenin en ekonomik ve avantajlı teklif kabul edilerek neticelendirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, görev yönünden itirazları bulunduğunu, müfettiş raporu ile birlikte müvekkili hakkında soruşturma izni ve disiplin cezası verildiğini ve görev yeri değişikliği yapıldığını, buna ilişkin idari yargıda dava açtıklarını, açılan davaların bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, teknik şartname ve ilgili maliyetin ilgili müdür yardımcısı ve şube müdürü tarafından hazırlandığını, davalının yaklaşık maliyet, teknik şartname ve ihale komisyonunda herhangi bir görevi bulunmadığını, cihazların kullanılıp kullanılmayacağını da bu hizmeti yürüten şube tarafından bilinmesi gerektiğini, davalının gerçekleştirme görevlisi olarak görev aldığını, bütçenin harcanmasında tek ve tam yetkilinin İl Sağlık Müdüründe olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alıma talimat veren harcama yetkilisi olarak sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin yasa gereğince tamamen idarece yapılması gereken işlemler olduğunu, ihaleye maliye bakanlığı personeli olarak katıldığını, idarenin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, rapordan anlaşılacağı üzere ihale aşamasında yapılan bir usulsüzlük bulunmadığını, kurum ve valilik tarafından yapılan soruşturmada da suçsuz olduğunun ortaya çıktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, belirtilen ihale ile ilgili ihale komisyonunun sağlık müdürü ... tarafından oluşturulduğunu ve onaylandığını, ihalenin türüne de ... tarafından karar verildiğini, ihale komisyonunda açık ihale usul ve gereklerine göre başvuru yapan firmaların teklifleri ve verdikleri rakamların değerlendirildiğini, başmüfettişlik tarafından kamu zararı tespit edilirken baz alınan fiyatların, ihale tarihindeki fiyatlar olmadığını, soruşturma yaparken piyasa araştırması yapılarak alınan fiyatların değerlendirildiğini, müvekkilleri hakkında yapılan soruşturma sonucunda soruşturma izni verilmemesine yönelik karar çıktığını, kurumun uğradığı zararın hangi esaslara dayandığının belli olmadığını, müvekkilinin hareketleri ile kurumu zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu müfettiş raporuna itiraz ettiğini, İdare Mahkemesine 2009/11 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, bekletici mesele yapılmasını, ...Valiliği tarafından düzenlenen rapor ile başmüfettiş raporu arasında çelişki bulunduğundan valilik öninceleme raporunun dava dosyasına eklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile; ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu denetime elverişli kabul edilerek, davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durumun söz konusu olmayıp alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2014/15305 Esas-2015/11902 Karar sayılı ilamı ile; dosya kapsamından, davaya konu uyuşmazlık ile ilgili olarak aralarında davalıların da bulunduğu 37 kişi hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından, ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde; atılı tüm suçlar yönünden sanıkların beraatine karar verildiği ve davanın henüz kesinleşmediği, hukuk hâkimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıaların hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcı olduğu gerekçesiyle ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile karar verilmek üzere karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dosyaya rapor sunan bilirkişi heyeti gerek dosya kapsamını gerek ilgili mevzuatı tek tek açıklamak sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde inceleme yaptığı ve sonuç itibari ile davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durumun söz konusu olmayıp alacak talebinin yerinde olmadığını belirttiği, dosyaya sunulan ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasında davalıların ayrı ayrı beraatine karar verildiği, ceza dosyasının 26.12.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Söz konusu dosyada alınan bilirkişi heyeti raporları ve ek raporlarında da kamu zararı olmadığı anlaşılmıştır. ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyası ve tüm delillerle kamu zararının oluşmadığı, davalıların neden olduğu bir zararın söz konusu olmadığından davacının davasının reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesinin ihaleye fesat karıştırma suçundan beraate dair kararının taraflarınca temyiz edilmesi üzerine bir kısım davalılar yönünden “temyizde bozularak” zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, bu alacak dava dosyalarında ceza kararının karara esas alınmaması gerektiğini, sadece ceza davasının kararıyla yetinerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, yine gerekçede dayanak olarak bilirkişi raporuna dayanılmış ise de işbu dosyada alınmış bir rapor bulunmadığını, hazırlanmış müfettiş raporunun mevcut olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı personelin haksız eylemleri nedeniyle oluştuğu iddia edilen kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dava konusu olayla ilgili ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları ile ilgili mevzuat tek tek açıklanmak sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde inceleme yapılmış, sonuç itibari ile davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durum söz konusu olmayıp alacak talebinin yerinde olmadığının belirtilmiş olmasına ve yargılama neticesinde davalıların ayrı ayrı beraatleri yönünde karar verilmesine göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8465, K. 2024/3114, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8465-e-2024-3114-k-dfd85402dc7b