Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3932 E. 2023/13486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3932
Karar No
2023/13486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/773 E. 2021/703 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların yolcu olarak bulunduğu, davalı ...'nun sürücü, davalı ... Limited Şirketinin işleten, davalı ...'in maliki olduğu ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde yaralandıklarını, davacı ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanması nedeni ile 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı 'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığını, bacağındaki kesilmelerin derin olduğunu bu nedenle 3.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Gillian Prom'un BTM ile giderilemeyecek ve sabit iz kalacak şekilde yaralandığını bu nedenle 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacı BTM ile giderilebilecek şekilde yaralanması nedeni ile 3.500,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 21.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, toplam 110.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... AŞ vekili; davacıların teminat yatırmaları gerektiğini, davalının kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davadan önce kendilerine başvuru yapılmadığını, temerrütlerinin oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacıların teminat yatırmaları gerektiğini, davanın ticari dava olduğunu asliye hukuk mahkemesinin görevsiz olduğunu, olay mahallinde yol çalışması bulunduğunu ve gerekli trafik işaretlerinin bulunmadığını, ayrıca aracın sigortalı olduğunu ve maddi zararların trafik sigortası tarafından karşılanması gerektiğini, tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını zira kaza yerinde yol çalışması olup, gerekli ve yeterli trafik levhası konulmadığını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ltd Şti vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı sürücünün kazada kusuru bulunmadığını, yapılıp yapılmadığı belli olmayan tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebini kabul etmediklerini, savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.01.2014 tarihli ve 2013/103 Esas, 2014/8 Karar sayılı kararıyla; davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olduğu, davalı ... şirketinin kaza yapan araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olması ve gerekse taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483 üncü maddesinde yer alması nedeni ile bir kısım davalıların görev itirazının yerinde olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 4 ve 5 inci maddelerine göre mahkemenin bu davaya bakmakla görevli olmadığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararıyla; davanın trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin olduğu, davacıların Türkiye'de ikametgahlarının olmadığı, davalılardan sigorta şirketi dışındaki diğer davalıların adreslerinin Marmaris Muğla olduğu ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 9 uncu maddesi gereği Türkiye'de yerleşimleri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkemenin davalının Türkiye'deki mutat meskeninin olduğu yer mahkemesi olup HMK'nın 16 ncı maddesi gereği haksız fiilden kaynaklanan davalarda ortak yetkili mahkeme haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi olduğundan bu davada HMK'nın 16 ncı maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin Köyceğiz mahkemeleri olduğu gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde iki hafta içinde müracaat edildiği takdirde dosyanın yetkili Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesine (ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere) gönderilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/21458 Esas, 2016/3452 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davacılar İngiltere vatandaşı olup, davalı ... şirketinin genel merkezi İstanbul, diğer davalıların yerleşim yeri Marmaris/Muğla olup, trafik kazasıda Köyceğiz/Muğla'da meydana gelmiştir. Haksız fiile dayalı olarak açılan davada yetki kesin olmayıp, davacılar seçimlik hakkını kullanarak davayı, davalı ... şirketinin yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul’da açtığı ve davalı ... vekili’nin yetki itirazının da süresinde olmadığı gibi HMK 7/2.maddesindeki halin iddia edilip ispatlanmadığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." denilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulundukları, kusur oranlarının tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda, emniyet kemerinin kullanılabilir olması halinde davacıların %15, sürücünün %85 oranında kusurlu bulunduğu, emniyet kemerinin kullanılamaz olması halinde ise sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacıların maluliyet oranlarının tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumundan rapor talep edildiği, kurumun 05.12.2017 tarihli kazazedeler için ayrı ayrı düzenlenmiş ön rapor ile gerekli olan tıbbi evrakları talep ettiği, sözü edilen tıbbi evrakların ibrazı için davacılara uzun süreler verilerek evrakların tamamlanmasının istendiği, uzun süreli kesin mehile rağmen evrakların ibraz edilmediğinden davacıların maluliyet oranlarının tespit edilemediği gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak nedeni ile davanın reddinin hatalı olduğunu, mevcut raporların dikkate alınmadığını, pandemi nedeni ile evrakların getirtilemediğini, kusur raporu ve hastane evrakları ile zararın ispatlandığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.07.2007 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcuların uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla diğer bir kimseye zarar vermesidir. Bu tanıma göre haksız fiilin unsurları; fiil (davranış), zarar, kusur, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve hukuka aykırılıktır. Bir fiilin tazminat borcu doğurabilmesi için en önemli unsur zarardır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi gereğince; zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Davaya konu kaza ile ilgili ceza dosyası birlikte değerlendiriliğinde davacıların yaralandığı ve hastaneye kaldırıldıkları sabittir. Kaldı ki davalı sürücü hakkında ceza yargılaması yapılarak taksirle yaralamadan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Dosya arasında ve ceza dosyası içinde bulunan Adli Tıp Kurumu raporları, tedavi evrakları birlikte değerlendirilmek üzere Adli Tıp Kurumundan davacıların geçici iş göremezlik süreleri belirlenerek, davacıların geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve yol gideri, kazanç kaybı ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin BK'nın 42/2 nci maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3932, K. 2023/13486, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3932-e-2023-13486-k-7e5a68b13db9