Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8440 E. 2023/11385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8440
- Karar No
- 2023/11385
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/641 D.İş, 2021/585 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/26552 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/27567 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, daha önce davalıya başvuru yapıldığını ve davalı tarafça ödeme yapıldığını ancak davacının rahatsızlandığını ve tedaviler gördüğünü, maluliyet oranının %11 olduğunu, tazminat hesabında bu oranın esas alınması gerektiğini açıklayıp bakiye zararları için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, bakiye zararının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne 84.646,15 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını ve ibraname düzenlendiğini, KTK'nin 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, gelişen durumun varlığının ispatlanması gerektiğini ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacıya ödeme yapıldığını ve ibraname düzenlendiğini, KTK'nin 111 inci maddesi gereğince 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, gelişen durumun varlığının ispatlanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davacı vekili meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını ancak davacının maluliyetinde artma meydana geldiğini, davacının maluliyet oranının %11 olup tazminata bu oranın esas alınması gerektiğini belirterek bakiye zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacıya yeterli ödeme yapıldığını ve ibraname düzenlendiğini, davacının artan maluliyeti ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacının aynı kazaya bağlı olarak yeniden talepte bulunabilmesi için maluliyet oranındaki artışta gelişen bir durumunun olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Somut olayda; davacı talebinde maluliyetinde artış olduğunu belirtmiş olup Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılmamıştır. Davalı vekili davacı ile davalı arasında ibraname düzenlendiğini ve 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını ileri sürmüş hakem heyetince anılan ibraname dosyaya kazandırılmadan ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediği tartışılmadan karar verilmiştir. Dosyaya sunulan maluliyet raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının maluliyet oranının %13 olduğu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %11 olduğu belirlenmiştir. Anılan raporda davacının maluliyet oranında gelişen durum olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle anılan rapor karar vermeye yeterli ve elverişli değildir. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir. Diğer taraftan davacı dava dilekçesi ile tazminata esas alınacak maluliyet oranının %11 olması gerektiğini belirttiği halde aktüer hesabında davacının maluliyet oranının %13 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış, hakem heyetince de talep aşılarak karar verilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; davalı ... şirketinden ödemelerine ilişkin hasar dosyasının (bilhassa ibranamenin ve ibranameye esas alınan maluliyet raporunun) getirtilmesi, davacıya ait tüm tıbbi belgeler getirtilerek tedavinin hangi tarihte tamamen sona erdiği, ibraname tarihinden sonra tedavinin devam edip etmediği, yine aynı tarihten sonra gelişen durum olup olmadığı ve gelişen durum var ise kaza ile gelişen durum sonucu ortaya çıkan maluliyet oranı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, gelişen durumların olmaması halinde davanın reddine (önceki ödemeye ilişkin ibraname de varsa) karar verilmesi, gelişen durumların bulunması halinde yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Somut olayda İtiraz Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nispi vekalet ücretine karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin (13) numaralı fıkrası ve Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca, tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.