Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8188 E. 2023/11594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8188
- Karar No
- 2023/11594
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/657 E., 2021/617 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-27532 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davalı Vekilinin İtirazının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/52238 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.04.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, sigorta şirketi tarafından başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapılmadığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 235.161,07 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun yeterli olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin araç sürücüsünün kusuruna göre sorumlu olduğunu, hatır taşıması ve alkol sebebiyle müterafik kusurdan indirim olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %13 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 235.161,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde;maluliyet raporunun usulünce alınmadığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizle hesaplanmasını, davacının alkollü sürücünün aracına bindiği ve emniyet kemeri takmadığından tazminattan indirim yapılmasının yasa gereği olduğunu, ticari taşıma yapılmadığından hatır indirimi uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunda ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olan maluliyet oranının %13 olması gerektiği, uzman heyetçe düzenlendiği ve karara esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizle yapılması yönündeki itirazın haklı olduğu, alkollü sürücünün aracına binildiğinden %20 ve hatır taşıması indirimi için %20 olmak üzere tazminattan %40 indirim yapılması gerektiğinden davalının itirazının kabulüne, başvurunun kısmen kabulüne 90.002,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet tazminatının direkt yüzde kırkı alınarak hüküm kurulduğunu, oysa Yargıtay içtihatları doğrultusunda sürekli maluliyet tazminatına öncelikle %20 müterafik kusur uygulanıp akabinde %20 hatır taşıması uygulanması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanamayağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmesine, davacının bindiği araç sürücüsünün alkollü olduğunun tespit edilmesine ve taşımanın ticari olmamasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; (2-a) Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle iş gücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen 17.05.2021 tarihli aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigoratası Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İtiraz Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması; daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (2-b) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatları'nda benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hakem Heyetince karar verilirken, somut olayda hatır taşıması olduğu ve davacının alkollü sürücünün aracına binmesi sebebiyle müterafik kusur bulunduğu kabul edilerek, tazminattan toplam %40 oranında indirim yapılmış; hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan yapılan indirimin oranı tek seferde %40 olarak hatalı bir şekilde uygulanmıştır. Bu durumda hakem heyetince, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, önce %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılıp belirlenecek tazminat tutarından daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlemesi gerekirken, yazılı şekilde tazminat miktarından %40 toplam indirim yapılması doğru görülmemiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden, Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarife'ye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) (2-b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.