Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1459 E. 2023/11258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1459
Karar No
2023/11258
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/740 D.İş, 2021/709 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-31777 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine / Davanın Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/82789 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.10.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının yolcu konumunda olduğu motosikletle karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak %15 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine faili meçhul araç sürücüsü %70 ve davacının yolcu olduğu araç sürücüsü %30 oranında kusurlu kabul edilerek kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak geri kalan %30 kusurlu motosiklet yönünden Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan 2020.E.117554 sayılı başvuru dosyasında alınan kusur raporunda ise plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu bulunması nedeniyle anılan başvurunun reddedildiğini, böylece davalının yaptığı ödemenin eksik olup zararı karşılamadığını, bu nedenle davalıya bakiye zararın karşılanması için yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 21.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 163.581,77 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya %15 maluliyet ve %70 kusur oranı üzerinden 06.03.2020 tarihinde 96.522,00 TL ödendiğini, zararın karşılanması nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde ödeme tarihindeki veriler ile genel şartlar uyarınca yapılan hesaplama sonucu fark olup olmadığının belirleneceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla konusunda uzman kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişileri marifetiyle zararın tespiti gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılmasını, davalının temerrütü bulunmadığından faiz talebinin reddini talep ettiklerini, faiz türünün yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yolcusu olduğu motosikletin trafik sigortacısı aleyhine açtığı sigorta tahkim dosyasına sunulan raporda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsü tam kusurlu bulunmuş olup ayrıca kusur raporu alınmadığı, alınan hesap raporunun ve hesap yönteminin yerinde olduğu, alınan hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kask takıp takmadığının belirsiz olduğu, uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklı olup yasal faize hükmedildiği, davalının kısmi ödeme yaptığı tarihte temerrütün oluştuğu, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 163.581,77 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve poliçe yaptırma yükümlülüğünün somut delilerle ispat edilememesi nedeniyle talebin reddi gerektiğini, davacıya yapılan ödemenin zararı karşıladığını, öncelikle ödeme tarihindeki veriler ile TRH Yaşam Tablosu, %1.8 teknik faiz, %70 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama ile ödemenin yeterli olduğunun tespit edileceğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun bir rapor olmadığını, kusur raporu alınmadığını, önceki yargılama dosyasında alınan rapordaki kusur oranının benimsenmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin aldığı raporda plakası belirlenemeyen aracın %70 oranında kusurlu bulunduğunu, hesaplamanın %1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini, motosiklet sürücünün yeterli ehliyete sahip olmadığını, ödeme tarihinden itibaren faize ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağı ile plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebebiyet verdiğinin belirli olduğu, esasen davalı tarafından bu aracın kazaya sebebiyet verdiği benimsenerek kısmi ödeme yapıldığı, maluliyet raporunun usul ve yönetmeliğe uygun olduğu, kaldı ki bu rapora göre davalının kısmi ödeme yaptığı, yapılan kısmi ödemenin güncel tutarının hesaplanan tazminattan tenzil edildiği, aynı kazaya ilişkin STK'nın 2020.E.117554 sayılı dosyada alınan kusur raporunun hükme esas almaya yeterli olduğu, davacıda kaza sonucu torasik vertebra kırığı ve lomber vertebra kırığı meydana geldiği dikkate alındığında kazadan kaynaklı arazın kaskın takılı olup olmaması ile ilgili olmadığı, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmiş olup davalının bu yöne ilişkin itirazının konusu bulunmadığı gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 14.06.2019 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet ile karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle hesap yönteminde bir hata bulunmamasına, karşı aracın hatır taşıması indiriminden yararlanmasının mümkün olmamasına, davacı yararına maktu ücretin de altında kalacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi karşısında davalının bu yöne ilişkin temyizinde hukuki yararı bulunmamasına, yapılan kısmi ödemenin yeterli olmadığının anlaşılmasına, yaralanma bölgesine göre kask takıp takılmamasının oluşan maluliyete etkisi bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 14.06.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik'in ekinde yer alan "Engel Oranları Cetveli"nin "Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik" kenar başlıklı 1.1 maddesinde, "Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin engel oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır (EK.3). Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için engel kalıcı ve sabit olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği 04.02.2020 tarih arasında 12 aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son 12 aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli'ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1459, K. 2023/11258, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1459-e-2023-11258-k-90965fdbd8ae