Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5501 E. 2023/11283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5501
Karar No
2023/11283
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/183 E.- 2022/183 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4964 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü- İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/150232 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile zorunlu trafik sigortası bulunmayan motosikletin 27.05.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 37.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvuruda bulunduğunu, hakeme başvurmadan evvel davalıya başvurması gerektiğini, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davaya konu kazada kusurlu olan aracın hurdaya ayrıldığını, tescilsiz olduğunu, hurdaya ayrılan aracın zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığından davalının sorumluluğunun olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın motosiklet mi motorlu bisiklet mi olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, motorlu bisiklet olması halinde davalının sorumlu olmadığını, davacının şikayet hakkını kullanmadığını, şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında kaskının takılı olmadığının sabit olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, olay tarihi itibariyle hatalı mevzuatın uygulandığını, davacının gelirinin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacının sunduğu maaş bordrolarının kazadan 3 yıl sonrasını gösterdiğini, kusur oranlarının bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan rücuya esas bir ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, davalının temerrüdü oluşmadığından kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı hakkında ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 26.04.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %5 oranında sürekli engel hali bulunduğu, hesaplama raporunda toplam 119.377,13 TL'nin hesaplandığı, ancak davacının ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 37.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 38.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davaya konu kazada kusurlu olan aracın hurdaya ayrıldığını, tescilsiz olduğunu, hurdaya ayrılan aracın zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığından davalının sorumluluğunun olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın motosiklet mi motorlu bisiklet mi olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, motorlu bisiklet olması halinde davalının sorumlu olmadığını, davacının şikayet hakkını kullanmadığını, şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında kaskının takılı olmadığının sabit olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, olay tarihi itibariyle hatalı mevzuatın uygulandığını, kusur oranlarının bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiğini, olay tarihi itibariyle askerlik görevini ifa edip etmediğinin araştırılması bu bu süreçte gelir getiren bir işte çalışmıyorsa askerlik süresinin mahsubunun gerektiği, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan rücuya esas bir ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının kötüniyetli olarak ıslah hakkını kullandığını, bu nedenle kanun yolu sınırında hesaplanan toplam miktarın dikkate alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının temerrüdü oluşmadığından kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı hakkında ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu, hurdaya ayrılmış aracın verdiği zararlardan davalının sorumlu olmadığına dair bir düzenlemenin mevcut olmadığı, davacının sunduğu 26.04.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %5 oranında sürekli maluliyet bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazada kusurlu olan aracın hurdaya ayrıldığını, tescilsiz olduğunu, hurdaya ayrılan aracın zorunlu trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığından davalının sorumluluğunun olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın motosiklet mi motorlu bisiklet mi olduğunun netleştirilmesi gerektiğini, motorlu bisiklet olması halinde davalının sorumlu olmadığını, davacının şikayet hakkını kullanmadığını, şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, davacının yaralanma bölgesi dikkate alındığında kaskının takılı olmadığının sabit olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, olay tarihi itibariyle hatalı mevzuatın uygulandığını, kusur oranlarının bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiğini, olay tarihi itibariyle askerlik görevini ifa edip etmediğinin araştırılması bu bu süreçte gelir getiren bir işte çalışmıyorsa askerlik süresinin mahsubunun gerektiği, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan rücuya esas bir ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının kötüniyetli olarak ıslah hakkını kullandığını, bu nedenle kanun yolu sınırında hesaplanan toplam miktarın dikkate alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının temerrüdü oluşmadığından kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı hakkında ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile zorunlu trafik sigortası bulunmayan motosikletin 27.05.2016 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21,23, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi, ... Yönetmelikinin 9/1-b maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21 inci maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23 üncü maddesinde ise "...Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan; ...'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Yönetmelik'inin 9/1-b maddesi gereği, ...'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir. Dosyanın incelenmesinde, İtiraz Hakem Heyetince tescilsiz ve hurdaya ayrılmış araçlar bakımından davalının sorumluluğunu engelleyen düzenleme olmadığı, bu nedenle kazaya karışan aracın verdiği zarardan davalı ...’nın sorumlu olduğu kabul edilmiş, davalının kazaya karışan aracın tescil kaydının olmadığı ve hurdaya ayrıldığı iddiası üzerinde yeterince araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Şu halde; aracın kullanılamaz (hurda) ... gelmesinden kaynaklanan bir trafikten çekme durumu bulunup bulunmadığı, hurda belgeli araçların yeniden trafiğe tescil edilemeyeceği, aracın tescil kaydının olup olmadığı hususları üzerinde durularak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5501, K. 2023/11283, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5501-e-2023-11283-k-df28ea78536e