Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7645 E. 2026/5257 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7645
Karar No
2026/5257
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2609 E., 2023/721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/340 E., 2021/499 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada davacı sürücünün kusurunun olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatı gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için rapor alınması gerektiğini, maluliyetin tespiti için ATK raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilebileceğini ve davalının ancak poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle kusur bilirkişisi ... 'dan alınan 03.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda; 01... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, dosya arasındaki soruşturma dosyası ve soruşturma dosyası kapsamındaki trafik kazası tespit tutanağı, tarafların kusur durum ve oranlarının tespiti bakımından Ankara ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınan 25.03.2021 tarih ve 2280 sayılı raporda, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, mahkemece aldırılan tüm kusur raporlarının ve kaza tespit tutanağının dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, davacının meydana gelen kazada şerit ihlali yapması nedeni ile asli ve tam kusurlu kabul edilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı, davacının beyanında belirttiği şekilde olayın plakası alınamayan tırın kendisini sıkıştırması nedeniyle meydana geldiği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, dosyada bulunan fotoğraflardan da görüleceği üzere davacının aracının arka kısmında hasar olduğunu, bu hasara başka bir aracın neden olduğunu, davacının beyan ve itirazları dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, kusur raporlarının hatalı tespitler içerdiğini, daimi arama kararı verildiğini, yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7645, K. 2026/5257, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7645-e-2026-5257-k-c4db53f48481