Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18265 E. 2026/4589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18265
Karar No
2026/4589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/160 E., 2025/242 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait 2008 .. unvanlı işyerinde 10.06.2009 – 24.10.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalının iş yerine misafir olarak gelip gittiğini, davacı ile davalı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde hizmet akdi ve asgari ücret karşılığında 10/06/2009-30/06/2009, 01/10/2009-30/06/2010, 01/10/2010-30/06/2011, 01/10/2011-30/06/2012, 01/10/2012-30/06/2013, 01/10/2013-30/06/2014, 01/10/2014-30/06/2015, 01/10/2015-30/06/2016, 01/10/2016-30/06/2017, 01/10/2017-24/10/2017 tarihleri arasında çalıştığının ve çalışmalarının ...'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Somut olayda, davacı, davalıya ait .. 2008 unvanlı işyerinde servis elemanı/garson olarak 10.06.2009-24.10.2017 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı 9.2.2013 sonrasına ilişkin verilen kabul kararı yerinde olup, 9.2.2013 tarihi öncesine dair fiili çalışmanın varlığına yönelik yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, .. Mahallesi .. . Sokak .. Apartmanı .. Giriş Daire:.. .. adresinde bulunan davalıya ait işyerinin, tanık beyanlarında geçtiği üzere kahvehanelerin yoğunlukla bulunduğu bir yer olduğu anlaşılmakla, davalı işyerinin kanun kapsamında olmadığı dönem yönünden, aynı çevrede kayden esnaf olduğu belirlenen komşu işyeri sahipleri, kayıtlı çalışanları Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle araştırılıp tespit edilerek, bu kişilerin yöntemince beyanları alınmalı, komşu işyeri sahibi/çalışanı olduğu tespit edilen tanıkların bu niteliklerini denetlemek üzere hizmet cetvelleri ve vergi kayıtları celbedilmeli, böylelikle 9.2.2013 öncesine ilişkin çalışmanın varlığı ve süresi tereddütsüz bir şekilde belirlendikten sonra, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, komşu işyeri tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile bir önceki karar gibi karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davanın davalı işveren yanındaki çalışmasının sürekli ve kesintisiz olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, davacının davalının işyerinde işçi olarak çalışmadığını, davacı ile hemşehri olduklarını, ekonomik sıkıntı içinde olması ve kalacak yeri olmaması nedeniyle davalının kendisine yardımcı olduğunu, soyut tanık beyanlarıyla usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, eylemli ve gerçek çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, iddiaların resmi ve yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;

Somut olayda, davacı vekilinin Mahkemece verilen ilk karara karşı temyiz yoluna başvurmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2.Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekili temyiz itirazının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2.Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18265, K. 2026/4589, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18265-e-2026-4589-k-cde46c644a22