Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7516 E. 2023/12064 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7516
Karar No
2023/12064
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/814 E., 2022/503 K. : 17.07.2018 HÜKÜM/KARAR : Reddine/Esastan Reddine

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3555 sayılı takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun aciz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkulünü mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... mirasçıları ve davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2021 tarihli ve 2018/364 Esas ve 2021/202 Karar sayılı kararıyla; davalılar ..., ..., ... ve ... ile davalı borçlu ... arasında herhangi bir tasarruf işlemi bulunmadığından iş bu adı geçenler lehine pasif husumetten davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı/borçlu ... ile davalı ... arasındaki satışın gerçek bir satış olduğu ve muvazaa olmadığı, satışın bedeli karşılığında yapıldığı, davalı ...'ın borçlunun içinde olduğu durumu bilmediği, İİK'nun 277 nci vd. maddelerinde düzenlenen iptal sebeplerinin davaya konu olayda gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesi ile bu davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli kararının Anayasa'ya aykırı olduğunu, mal kaçırma kasdının açık olduğunu, davalı borçlu ile davalı ...'ın tanışıklık ilişkisi bulunduğunu, davalılar arasında iş ilişkisine dair bir değerlendirme yapılmadığını devir tarihinden sonra davalı borçlunun kira bedellerini almaya devam ettiğini, davalıların hesap hareketlerine bakılmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu beyan ederek yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2021 tarih ve 2018/364 Esas, 2021/202 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 nci ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3. Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat'i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır. Ayrıca davacının alacağının da kesinleşmiş olması dava şartlarındandır.

Somut olayda, davacının davalı borçlu aleyhine İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3555 sayılı dosyadan takip yaptığı, icra dosyasının incelenmesi neticesinde icra emrinin davalı borçluya tebliğ edilmesine yönelik davacının talebinin bulunduğu, davalı borçlunun vefat etmesi neticesinde, mirasçılara icra emrinin tebliğ edilmesine dair talebin de bulunduğu ancak icra emrinin davalı borçlu veya mirasçılara tebliğ edildiğine dair tebligat parçalarının dosya içerisinde olmadığı görülmüştür.

Borçlunun veya mirasçılarının bilinen adreslerinde yapılmış İİK 105 kapsamında aciz belgesi niteliğinde düzenlenmiş haciz tutanağının veya kesin aciz belgesinin de dosya içerisinde olmadığı da görülmüştür.

Bu durumda mahkemece davalı borçlu yönünden kesinleşmiş bir icra takibinin bulunmaması ve geçerli bir acz belgesinin de ibraz edilmemesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 370/2 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine;

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 6 ncı bendindeki “ 78.440,00 TL nispi" ibaresinin hükümden çıkartılarak "4.080,00 TL maktu" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7516, K. 2023/12064, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7516-e-2023-12064-k-8319f4535673