Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7318 E. 2023/11211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7318
- Karar No
- 2023/11211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/440 Değişik İş, 2021/440 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-14106 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davalının İtirazının Kabulüne ve Davanın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/26119
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2019 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendisine ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 57.437,91 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun alınmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, temerrütün gerçekleşmediğini ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan uzman bilirkişi raporuna göre kazaya karışan araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğu, dosyada alınan raporda, davacının maluliyet oranının %13 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemiyle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 57.437,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur tespitini kabul etmediklerini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvurusu sırasında dosyaya sunduğu maluliyet raporunda maluliyet oranının %10 olarak ve kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlendiği, davacı tarafın bu taleple bağlı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının kabulüne, 44.183 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 16.07.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 10.09.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin Kas İskelet Sistemi bölümü, “omurgaya ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı birinci maddesi birinci grubu olan yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme modelinde "...bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine, ikinci grubu olan eklem hareket açıklığı modelinde ise “... Patoloji stabil ve kalıcı olmalı, yetersizlik en az bir yıldır devam ediyor olmalıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma boyun kırığı ve omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 1 yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir yıllık süre geçmediğinden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; gerekiyorsa davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nun 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının sürücüsü olduğu motosikletle karıştığı kazada, boyun kırığı sebebiyle yaralandığı anlaşılmakla, gereken koruyucu tedbirleri almadan seyahat ettiği dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında davalı lehine %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, davacının kask takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalının bu itirazı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78 inci maddesiyle koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesindeki düzenlemeler gereği, zarar gören davacının kask takma zorunluluğunun değerlendirilmesi ve kask takmadığının net biçimde tespiti halinde müterafik kusurlu sayılması gerekeceği açıktır. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacının kask ve koruyucu tertibatının takılı olup olmadığı hususuyla ilgili bir tespit yapılamadığı; davacının servikal omurga (boyun) kırığı yaralanması bulunduğu ve maluliyetinin de bu yaralanmaya ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sayın çoğunluk tarafından, maluliyete yol açan yaralanma bölgeleri dikkate alınmak suretiyle davacının kask takmadığı sonucuna varılarak müterafik kusur indirimi yapılması sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının kask takıp takmadığı kaza tespit tutanağıyla tespit edilmediği gibi bu yönde bir delil de bulunmamaktadır. Bu itibarla; kask ile ilgili bu belirsizliğin giderilmesi için araştırma yapılarak karar verilmesi hakkaniyete daha uygun olacağından, belirsizlik halinin bir tarafın aleyhine sonuç doğuracak biçimde yorumlanması doğru olmayacaktır. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davaya konu kazanın oluş biçimi, davacının motosiklet sürücüsü oluşu vs. hususları da dikkate alınmak suretiyle, KTK'nun 78 inci maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken kaskın takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (boyun kırığı) oluşup oluşmayacağı ve kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (3 numaralı bentteki) bozma görüşüne katılmıyorum.